İçeriğe geç
15. Bölüm

Eleşti̇ri̇de Üslûp

Soru: Günümüzde idarî, siyasî ve politik meselelere yaklaşılırken daha ziyade tenkit ve eleştiri yegâne kriter olarak ele alınıyor. Böyle bir yaklaşım doğru mudur? Değilse neler tavsiye edersiniz?

اَلتَّخْريِبُ أَسْهَلُ sözü Araplar arasında deyim hâline gelmiş bir sözdür. Mânâ olarak kısaca, “Tahrip kolaydır” diyebiliriz. Evet, tahrip, tenkit ve yıkma çok kolaydır. Ne var ki, aynı ölçüler içinde “yapma”ya gelince, o kolay değil aksine çok zordur. Onun için “yıkma” adına ortaya çıkanlar öncelikle “yapma”nın yollarını araştırmalı, tesbit etmeli sonra “yıkma”ya başlamalıdırlar. Aksi hâlde meydana gelecek boşluklar kat’iyen doldurulamaz.

Evet, bazı meseleler vardır ki, alternatiflerini ortaya koymadan onların tahribe, tenkide ve yıkılmaya tahammülleri yoktur. Zannediyorum peygamberlerin ve hususiyle İnsanlığın İftihar Tablosu’nun en önemli vazifelerinden biri de, işte bu hususla alâkalı dengeyi gerçekleştirmektir. Evet O, toplum içinde yer etmiş bütün yanlışlıkları ortaya koyuyor ve milletin gözünün içine baka baka, mertçe, ikna edici bir üslûpla “Bu yanlıştır!” diye haykırıyordu ama, ardından alternatif doğrular vaz’ederek, kaos içine düşülmesine ve boşlukta yaşanmasına meydan vermiyordu. Yani her şeyi dengeliyor, müsbet ve menfî yönleri ile ele alıyor, fikrî ve hissî boşluklara meydan vermiyordu. Bu davranış tarzının bize anlattığı çok şey var: Bir kere sağlam bir zemine, sağlam bir blokaja oturmayan “yapma” plan ve projeleri olmadan, ulu orta “yıkma” ve “tahrip” teşebbüsleri cinayettir.

1