İçeriğe geç

Unutulmaması gereken bir husus da şudur: A’dan Z’ye her safhada, başlangıçtan bitişe, kalb balansının iyi ayarlanması, niyetin hâlis tutulması şart, hatta farzdır. A’dan Z’ye dedik, yani bu yarışmalarda derece alan talebesinden, onu yetiştiren öğretmenine, maddî-mânevî desteklerini esirgemeyen insanlardan, hiçbir rolü olmayıp sadece başarılar karşısında sevinen kadın-erkek bütün taraftar gönüllere kadar.. evet, bütün bu insanlar kalb balanslarını iyi ayarlamalı ve daima “şükr-ü mutlak” içinde bulunmalıdırlar. “Şükrederseniz nimetimi artırırım, nankörlükte bulunursanız azabım çok şiddetlidir.”1 ulvî beyanından hem fer alarak hem de ürpererek, her zaman olduğu gibi, elde edilen başarılardan sonra, herkes Rabbi’sine şükretmeli, kendini secdeye atıp tevhid hakikatini bütün benliğinde duyma neşvesiyle, yana yakıla O’na yönelmelidir. Zira, kat’iyen biliyor ve inanıyoruz ki mazhar olduğumuz her şey O’ndan.

Bir hedef göstererek bu bahsi kapatalım. Keşke çalışmalardan bazıları da kanser ve AIDS ile alâkalı olsaydı! Evet, bu amansız ve imansız hastalıkların devasının bulunabilmesi insanlığa çok büyük hizmet olacaktır. Hatta diyebiliriz ki yüz okul, talebeleri, hocaları ve maddî imkânlarıyla birleşerek, kansere deva bulup bir insanın kurtuluşuna vesile olsalar, bu inanmış insanların hepsi Cennet’e girebilir. Rica ederim, bu hasta siz olsanız ve ötede Cennet’in kapısı size açılsa, burada o kanserden veya AIDS’den kurtulmanıza vesile olanları, “Bunları almadan gitmem Allahım!” demez misiniz?

4