İçeriğe geç

Maalesef, Kur’ân-ı Kerim’i sürekli okuma alışkanlığımız olmadığı gibi, bir de dil problemimiz var; mukaddes kitabımızın dilini bilmiyoruz, kelam-ı ilahîyi anlamıyoruz. Fakat, bu hiç aşılamayacak bir engel, asla çözülemeyecek bir problem değil. Kur’ân’la daha fazla meşgul olmak ve ondan istifade etmek için bazı şeyler yapabilirsiniz. Mesela; Hanefi mezhebince tasvip edilmese bile, farzlarda olmasa da nafile namaz kılarken Kur’ân-ı Kerim’den okuyabilirsiniz. O gün okuyacağınız bölümün manasını daha önceden Suat Yıldırım Hoca’nın meali gibi bir kaynaktan öğrenebilir; özellikle geceleyin de Kur’ân’ı yüksekçe bir yere koyarak yüzünden takip etmek suretiyle nafile namaz kılabilirsiniz. Bir hadis-i şerife dayanarak fukaha-yı kiram demişlerdir ki, “Bir insan Kur’ân okuduğunda, ‘ben Allah’la konuştum’ dese ve yemin etse, yemininde hânis (yeminini bozan, yalancı) olmaz.” Dolayısıyla, siz de her gece Cenâb-ı Allah’la konuşabilirsiniz.. keşke konuşsanız.. Cenâb-ı Hak da sizin gönlünüze mevhîbeler yağdırsa, Kur’ân’ın sırlarını size açsa.. “İyyake na’büdü ve iyyake nestaîn”in manasını tam duysanız.. “Yalnız Sana kulluk yapar ve sadece Senden yardım dileniriz” deseniz.. böyle söylerken, Biri tarafından duyulduğunuza tam inansanız, O’ndan medet umsanız. Yardım talebinde bulunurken kendisine yöneldiğiniz Zât’ın ihtiyacınızı giderebileceği it minanı içinde olsanız.. böylece, her gece Kur’ân-ı Kerim’in engin dağ ve ovalarında, bağ ve bahçelerinde, cadde ve sokaklarında, çarşı ve pazarlarında dolaşıp dursanız.. sürekli onun gülünü, reyhanını koklasanız.. keşke..!

Hasılı, biz de Kur’ân’ın üslubunu esas alarak dine, millete ve insanlığa hizmet yolunda tasrif düsturunu işletmeliyiz. Yani, Kur’ânî bir üslup yakalayarak kendi zatında hakikaten engin, derin ve rengarenk olan değerlerimizi kendi enginlik, derinlik ve renkliliğiyle sunmaya çalışmalıyız. Meselelere hep bir yenilik mülahazasıyla yaklaşıp, mahiyet itibarıyla canlı ve taze olan hakikatleri, küçük bir üslup kaydırmasıyla ve günümüzün diliyle, onlara yakışır bir eda içinde çok canlı, çok yeni ve çok taze olarak takdim etme gayretinde olmalıyız.

48