İçeriğe geç

Şimdi sizin hem şu fizikî âlemler, hem öncesi, hem sonrasıyla o bin bir esmâ-i ilâhiye veya milyon-milyon… esmâ-i sübhaniyeyi bilmeniz ve mahrutî/bütüncül bir nazarla onlara birden bakabilmeniz gerekir ki, ancak o zaman, söyleyebilecekseniz Zât-ı Baht mevzuunda bir şey söyleyebilesiniz. Yoksa, rica ederim, aksi bir iddia küstahlık, haddini aşmışlıktan başka bir şey değildir.

Bütün bunlardan dolayı diyoruz ki, bu hakikatlerin insan aklıyla kavranması mümkün değildir. O sebeple, eğer enbiya-i izâm o aydınlatıcı mesajlarıyla gelmese, bize bu mevzuda ışık tutmasaydı hiç kimse aklı ile bunları bilemez ve bu mevzuda iki adım ileriye gidemezdi. Siz elli defa tekvinî emirleri hallaç etseniz, elli defa enfüsî tetkiklerde bulunsanız yine de bu hakikatlerin öşr-ü mişarına (yüzde birine) ulaşamazdınız; ulaşamaz ve Allah’a ait esmâ ve sıfat-ı sübhaniye ilgili türlü türlü kuruntulara girer ve farkına varmaksızın kendinizi çeşit çeşit dalâlet ve sapıklıkların içinde bulurdunuz.

169