İçeriğe geç

bulup, O’na yönelip O’nun huzurunda iç dökmek bir tesbih ve tâzim; susmak ise bir murâkabe ve tefekkürdür. O’nun maiyyetine erenler, çölde yaşasalar da hep âb-ı hayat etrafında dönüp durmuş; her işini O’na bağlayanlar –dikenler onlardan uzaktır ama– diken ektiklerinde bile gül dermişlerdir. Yolları –olmaz ya– gidip Cehennem’e dayandığında dahi bunlar berd ü selâm yaşamışlardır. İşte onların vird-i zebanı:

Hakk’a kul olanlar kula kul olmaz, Kulluğa erenler yollarda kalmaz.. Ruhlarında vuslat, ruhlarında haz, Âlem aldansa da onlar aldanmaz.Kim bilir, belki başka bir gün bu konu üzerinde durma fırsatı da doğar.

256