İçeriğe geç

Tarihî Tekerrürler Devr-i Dâimi Aralığına Bağlı Bir Uzun Temenni ..................253

ve kendimize rağmen uzak-yakın çevremizi aydınlatmaya çalışalım.. her yerde hakkın dili-tercümanı olarak samimî bir adanmışlık ruhuyla gezip hep O’nu soluklayalım ve O’nu anlatalım. Gelin Hak’la münasebetlerimizde o kadar saygılı ve O’na itimatta o denli içten olalım ki gökte melekler imrensin bu hâlimize ve benliğimizden taşan mânâlar karşısında ruhanîler birkaç adım geriye çekilme lüzumunu hissetsinler. Gelin her zaman, o gönülden ahların yükseldiği gecelerin seher rengine bürünerek, yaratılıştaki yerimiz itibarıyla kendimiz gibi davranalım ve kendimiz gibi olalım. Gelin rahata bir nokta koyarak zahmeti ihtiyar edip ölesiye öyle bir koşalım ki kuşlar kanatlarını kısıp bizi temâşâya koyulsun ve hakkı, hakikati öylesine yürekten haykıralım ki vahşiler paniğe kapılıp inlerine sığınsınlar. Gelin, aslanlığımız tuttuğunda, insanlar arasında korku salma yerine iradelerimizdeki zincirleri kırmaya çalışalım; ateş olduğumuz zaman da yangın çıkarma yerine mumların fitilleriyle buluşarak çevremize ışıklar saçalım; sellere dönüştüğümüzde de hayat olup bağlara, bahçelere akalım, rüzgârlar gibi estiğimizde de tohumları sırtımıza alıp telkih mırıldanalım; havadaki nem parçacıklarını bir araya getirerek bulutlara, rahmete dönüşme âdâbını öğretelim...

Aslında Cenâb-ı Hakk’ın değer verdiklerine bizim de yürekten saygı duymamız icap eder. Allah’ın insanlara karşı muamelesi de bakışı da çok farklıdır. O, yerinde insanı bir mihrap gibi herkesin önüne kor ve Kendine tâzimde ona bir kıblenüma vazifesi gördürür. Yerinde onun ruhuna varlığın esrarını fısıldar ve onu hususi bir hilafetle şereflendirir. İmanla, irfanla ufkunu açarak ona maiyyetinin büyüsünü duyurur. Ötede onun için ebedî saadetler hazırlar ve kalbinde de cennetlere menfezler açarak bu dünya zindanını ona Firdevslerin bekleme salonu hâline getirir. Burada her işini basirete bağlı götürenleri orada kendi güzelliklerini temâşâ ile onurlandırır. Ve

253