İrşad, Tebliğ Ve Dine Hizmetle Canlı Kalmanın Yolu
Bu mevzuda belli bir silsile takip etmeden, sadece bir hulâsa verilecektir.
1. Allah (celle celâluhu), irşad ve tebliğde bulunmayı emreder
Her şeyden önce, bizi yoktan yaratıp hadsiz nimetlerle perverde eden Yüce Rabbimiz, irşad ve tebliğ vazifesini devamlı canlı tutup yaşatmamızı emretmektedir:
“Sizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten men eden bir cemaat olsun!”1
“Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı bir ümmet oldunuz; iyiliği emreder, kötülükten men edersiniz ve Allah’a inanırsınız”2
“Sizi seçkin ve şerefli bir ümmet kıldık ki, bütün insanlar üzerinde adalet örneği ve Hak şahitleri olasınız.”3
“Ey iman edenler, size can yakıcı azaptan kurtaracak bir ticaret göstereyim mi? Allah ve Resûlü’ne inanır, mallarınız ve canlarınızla da Allah yolunda cihad edersiniz. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.”4
“Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, Allah öyle bir cemaat getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler; mü’minlere karşı mütevazi, kâfirlere karşı ise çetindirler. Allah yolunda mücahede ederler ve kınayanların kınamalarından da çekinmezler.”5
2. Dine hizmetten daha büyük vazife yoktur
Dipnotlar
- 1 Âl-i İmrân sûresi, 3/104.
- 2 Âl-i İmrân sûresi, 3/110.
- 3 Bakara sûresi, 2/143.
- 4 Saf sûresi, 61/10-11.
- 5 Mâide sûresi, 5/54.