Yalnız şu kadarını diyelim: Rabbü’l-âlemîn ismiyle tasarruf yapan; seni kemale doğru sevk eden ve sana kemal kazandıran, Rahmân ve Rahîm isimleriyle yeryüzünü bir sofra, senin dünyanı da ayrı bir sofra yapıp, Rahmâniyet ve Rahîmiyetiyle tecellî eden, yani ağzına aldığın lokmayı, kurduğu mekanizmayı işlettirmek suretiyle ağzını sulandıran, merhamet edip midenin bezlerine su salgılatıp, mideni ıslattırarak hazmı kolaylaştıran, bağırsak mekanizmasını, ciğer ve böbreği ve daha senin şuurunun uzanamadığı nice şeyleri çalıştıran ve her hâdisenin arkasında Rahmâniyet ve Rahîmiyetini sana gösteren, senin koyduğun en muhteşem, en debdebeli sofradan daha müdebdeb ve muhteşem sofraları yeryüzünde de sana takdim eden; önüne koyduğu bu şeylerle senin ve senin gibilerin vitamin ve protein ihtiyaçlarını karşılayan; daha binbir çeşit nimetleri, nimetlerdeki tad, renk ve kokularıyla sana Rahmâniyet ve Rahîmiyetini gösteren Allah, sana Kendisini tanıttırdı, bir pâye ve şeref verdi.
Sonra مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ ile vicdanında kendisini hissettirdi. İyiliklerin ve kötülüklerin karşılık göreceği bir günü ihtar ederek seni yarınlar için hazırlanmaya çağırdı. Evet, bugün sen, öldükten sonraki hayata göre adımlarını atıyorsun, bunu sana O lütfetti. Sen mânevî yapın ve ruhî hayatın adına bir keyfiyet kazandın, bir kısım sermaye edindin ama bu işin ana parası O’ndan geldi. Zira temel maddeleri O lütfetti. Sonra doğru yola da O hidayet etti ve bir şeyler yapmaya muvaffak kıldı.