İçeriğe geç

Zaten milletçe ruhlarımızdaki bize ait mânâların kaynaşarak belli bir kıvama gelmiş bulunması, kalblerimizin yumuşayıp muhabbetle atması, nazarlarımızın herkesi emniyetle okşayıp geçmesi, fâni yanlarımızın bu kadar lâhûtîleşmesi ve bu kadar tatlılaşması, ham ruhlarımızın bu kadar pişip olgunlaşması, mevsimlerin birer merhamet çağlayanı hâline gelip hep bahar gibi geçmesi; zamanın, tıpkı şehrayinlerdeki havaî fişekler gibi başımızın üzerinde ışıklarla açılıp kapanması ve bizleri zümrütten kanatları altına alıp “devlet-i ebed müddet” düşüncesi etrafında seyahat ettirmesi de şimdiden bize, firdevsî gelecekten mesajlar sunmakta ve gönüllerimizi hep ümit iklimlerinde gezdirmektedir.

24