İçeriğe geç

Artık onlara göre; tavanı, tabanı inançtan, sevgiden ve ruhanî zevklerden meydana gelen geceler ve onlardan fışkıran sesler, soluklar; şöyle böyle sezilen hareketler, düşündüren sükûtlar, hepsi de o kadar mûnis, o kadar ruha yakındırlar ki, insan bu zevkli refakati bir ömür boyu yaşasa hazzına doyamaz…

Uyuyanlar uyuya dursun, hakikate uyanmış ruhlar, bülbüller gibi, seslerinin en tesirli nağmelerini esirgemeden şakıyıp durmakta, güller gibi de çekinmeden kokularını dört bir yana salarak temiz ruhlara davetiyeler çıkarmakta ve en karanlık gecelerde dahi, hiçbir gözün seçemeyeceği en müphem şeyleri, yine onların kendilerine has şive ve üsluplarıyla seçip ayırt edebilmektedirler.. ve onlar, gecelere gündüz damgasını vurarak Cennet’in aydın günlerini beklemeye koyuldular bile…

81