Evet, kimilerin, gençliklerinin cinnet ve hezeyanlı, cismaniyetlerinin karanlık ve buhranlı zamanları; kimilerin, sağlam bünye, doğru düşünce ve ruh zarafetiyle âdeta semavîleştiği “an”ları; kimilerin, olgunluğun zirvesinde bulunmalarına rağmen, her biri birer gayya nefsanîliğinin çukurlarına düşe kalka kâbuslu ve utandırıcı bir tükenişe doğru sürüklenmeleri; kimilerin, mutlak hakikate uyanmış duygularıyla, bura ve öteler arasında gelip giderek hayat kanaviçelerine yeni nakışlar ve yeni nakışlar içinde düşündürücü buudlar kazandırmaları hep bu türlü istihale dönemlerinde müşâhede edilen zıtlık ve tuhaflıklardandır.
61