dışında veli zâtlar bulunabilir mi?” sorusuna mühim ve merak uyandıran bir cevaptır.
Onuncusu: Kur’an-ı Hakîm’in hizmetinde bulunan bu biçare Said ile görüşen ve görüşmeyi arzu eden dostlara mühim bir düsturdur.
Yirmi Yedinci Mektup
Bu mektup, Risale-i Nur müellifinin talebelerine yazdığı, hakikatin ta kendisi olan, çok latif ve güzel mektuplar ile Risale-i Nur talebelerinin Üstad’larına ve bazen birbirlerine yazdıkları, Risale-i Nur’un mütalaasından aldıkları parlak feyizleri ifade eden mektuplardan oluşan çok zengin bir risaledir. Bu kitabın üç dört misli kadar büyüdüğü için buraya alınmamıştır. Müstakil olarak Barla, Kastamonu, Emirdağ Lâhikaları diye neşredilmiştir.
Yirmi Sekizinci Mektup
“Sekiz Mesele” adıyla sekiz risaledir.
Birinci Risale Olan Birinci Mesele
Sadık rüyaların hakikatini ve faydasını gayet güzel ve hakikatli “Yedi Nükte” ile beyan eder. Bu risale hem kıymetlidir hem merak uyandırır.
İkinci Mesele Olan İkinci Risale
“Hazreti Musa (aleyhisselam) Hazreti Azrail’in (aleyhisselam) gözüne tokat vurmuş.” mealindeki bir hadise dair mühim bir münakaşayı kökünden bitirir ve dinsizler tarafından bu türlü hadislere gelen itirazlara set çeker. Bu risale küçüktür, fakat merak uyandırır.
Üçüncü Mesele Olan Üçüncü Risale
Bu biçare, müflis Said’in ziyaretine gelenlerin ne niyetle görüşmeleri gerektiğini beyan eder; sırf Kur’an-ı Hakîm’in hakikatlerinin ilancısı olması itibarı ile görüşmek lâzım geldiğini anlatır. O görüşmenin mühim faydalarını ve Said’in şahsiyetinin hiçliğinin nazara alınmayacağını, belki ilancısı olduğu mukaddes dükkânın kıymetli cevherlerini nazara almak gerektiğini “Beş Nokta” ile gayet güzel bir şekilde ispatlar. Bununla beraber, Kur’an hizmetinin kerametlerinden ve Rabbanî inayetlerden, benim ve bazı kardeşlerimin mazhar olduğumuz pek çok inayetten, vuku bulmuş ve kesin birkaç misali zikreder.