Bu risaleyi tamamlayan kısımda, risalelerin yazılmasında, bilhassa telifinde ve bilhassa Yirmi Dokuzuncu Mektup’ta görünen harika bir inayet anlatılır.
Dördüncü Risale Olan Dördüncü Mesele
Mescidimize iki defa saldırıldı, sonuncu defa da mescidimizi kapattılar. Ondan iki veya üç sene önce yine mübarek bir misafirin gelmesiyle mescidimize gayet vahşice ve zalimce tecavüz edildiğinden her taraftan bana soruldu. Böyle herkesin merakını tahrik eden bir hadiseye gereğince cevap vermek için Eski Said lisanıyla “Dört Nokta”dan ibaret mühim, ibretli bir parçadır.
Beşinci Risale Olan Beşinci Mesele
Kur’an-ı Mucizü’l-Beyan’da tekrar tekrar أَفَلَا يَشْكُرُونَ.. أَفَلَا يَشْكُرُونَ buyrulmasının ve şükretmeyenlerin otuz bir defa فَبِأَيِّ اٰلٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ fermanıyla tehdit edilmesinin sırrını gayet yüce, tatlı, makul ve makbul bir şekilde tefsir ediyor; insanın bir şükür fabrikası olduğunu ispatlıyor. Kâinatın bir nimet hazinesi, şükrün ise onun anahtarı; rızkın da onun neticesi ve şükrün başlangıcı olduğunu gayet güzel ve kesin bir şekilde ispat ediyor.
Der tarîk-ı acz-mendî, lâzım âmed çâr çîz:
Acz-i mutlak, fakr-ı mutlak, şevk-i mutlak, şükr-ü mutlak ey aziz! hakikat düsturundaki dördüncü esas olan mutlak şükrün parlak ve yüksek hakikatini izah ediyor.
Altıncı Risale Olan Altıncı Mesele
Teksir Mektubat’ta neşredildiğinden buraya alınmadı.
Yedinci Risale Olan Yedinci Mesele
قُلْ بِفَضْلِ اللّٰهِ وَبِرَحْمَتِه۪ فَبِذٰلِكَ فَلْيَفْرَحُوا هُوَ خَيْرٌ مِمَّا يَجْمَعُونَ ayetinin, Risale-i Nur ve hizmetkârları hakkındaki mühim bir sırrını ve “Yedi İşaret” adıyla yedi Rabbanî inayeti bildiriyor. Nimetlere şükür suretinde bu yedi inayetin
Dipnotlar
- “Hâlâ şükretmez mi onlar? Hâlâ şükretmezler mi?” (Yâsîn sûresi, 36/35, 73)
- “O halde Rabbinizin nimetlerinden hangi birini inkâr edebilirsiniz?” (Rahman sûresi, 55/13, 16, 18; …)
- “De ki: Allah’ın lütfuyla, rahmetiyle, evet sadece bununla ferahlanın. Çünkü bu, onların dünya malı olarak topladıkları bütün şeylerden daha hayırlıdır.” (Yûnus sûresi, 10/58)