nasıl bağdaşır?” sorusuna gayet güzel, nurlu ve mühim bir cevaptır.
Dördüncü Mesele: “جَدِّدُوا إِيمَانَكُمْ بِلَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ hikmeti nedir?” sorusuna gayet güzel ve nurlu bir cevaptır.
Dördüncü Mesele’nin Zeyl’inde, vahdaniyetin yani Cenâb-ı Hakk’ın bir ve benzersiz oluşunun gayet büyük, geniş ve uzun bir deliline kısaca işaret edilir.
Beşinci Mesele: Yalnız “لٓا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ diyen,مُحَمَّدٌ رَسُولُ الِلّٰه demeden kurtulabilir mi?” sorusuna mühim bir cevaptır.
Altıncısı: Birinci Bahis’teki şeytanla münazarada çirkin tabirlerin zikredilmesinin sebebini bildirir. Hem mühim bir temsille şeytanın taraftarlarını en dar, en akıl dışı ve en nefret edilecek bir mevkiye sıkıştırır. Meydanı, Kur’an talebeleri hesabına zapt ederek Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) her bir halinin, her bir hasletinin ve her bir tavrının o kuvvetli temsile göre birer mucize hükmüne geçip peygamberliğini ispat ettiğini gösterir.
Yedincisi: Çok vehme kapılan ve zarardan sakınmak gayesiyle bizden uzaklaşan bazı dostların manevî kuvvetlerini artırmak için yazılmıştır. Bazı maksatlarla hizmetimizden çekilen ve maksatlarının aksiyle tokat yiyenleri, çok misalden yedi küçük misal ile anlatır. Gösterir ki, siperini bırakıp kaçanlar daha çok yaralanırlar.
Sekizincisi: Diyorlar ki: “Kur’an’daki sözlerin, kelimelerin, zikirlerin ve tesbihlerin her birinden insanın manevî latifeleri hissesini istiyor. Mânâları bilinmezse hisse alınmaz, öyleyse tercüme edilse daha iyi değil mi?” Şu müthiş ve mugalâtalı (demagojiye dayanan) soruya karşı gayet mühim, ibretli ve zevkli bir cevaptır. Kur’an lafızları ve peygamber (aleyhissalâtü vesselam) beyanları mânâlara cansız ve ruhsuz elbiseler değil; aksine canlı, feyiz veren ciltlerdir. Canlı bir beden soyulursa elbette ölür. Hem nahve (sözdizimine) dayanan Kur’an lafızlarındaki i’caz ve îcazın (vecizliğin) hakiki tercümeye engel olduğunu gösterir.
Dokuzuncusu: “Ehl-i Sünnet ve Cemaat olan hak ehli dairesinin
Dipnotlar
- “Hayır ve fazilet kaynağı ‘Lâ ilahe illallah’ cümlesi ile imanınızı yenileyiniz.” (el- Hakîm et-Tirmizî, Nevâdiru’l-usûl 2/204. Ayrıca benzer mânâdaki hadisler için bkz. Ahmed İbni Hanbel, el-Müsned 2/359; Abd İbni Humeyd, el-Müsned 1/417)
- “Allah’tan başka ilah yoktur.” (Sâffât sûresi, 37/35; Muhammed sûresi, 47/19)
- “Muhammed, Allah’ın resûlüdür.” (Fetih sûresi, 48/29)