إِمَّا يَبْلُغَنَّ عِنْدَكَ الْكِبَرَ أَحَدُهُمٓا أَوْ كِلَاهُمَا فَلَا تَقُلْ لَهُمٓا أُفٍّ وَلَا تَنْهَرْهُمَا وَقُلْ لَهُمَا قَوْلًا كَرِيمًاوَاخْفِضْ لَهُمَا جَنَاحَ الذُّلِّ مِنَ الرَّحْمَةِ وَقُلْ رَبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانِي صَغِيرًا
ayetinin ayrı ayrı beş surette ihtiyar anne babaya şefkate dikkati çekmesinin sırrını gösterir. Evinde ihtiyar anne babası, akrabası veya Müslüman kardeşleri bulunanlar bu mektubu okumaya çok muhtaçtır.
Yirmi İkinci Mektup
“İki Bahis”tir.
Birinci Bahis
إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ إِخْوَةٌ فَأَصْلِحُوا بَيْنَ أَخَوَيْكُمْ
اِدْفَعْ بِالَّتِي هِيَ أَحْسَنُ فَإِذَا الَّذِي بَيْنَكَ وَبَيْنَهُ عَدَاوَةٌ كَأَنَّهُ وَلِيٌّ حَمِيمٌ
وَالْكَاظِمِينَ الْغَيْظَ وَالْعَافِينَ عَنِ النَّاسِ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُحْسِنِينَ
ayetlerinin sırrıyla, müminleri kardeşliğe ve muhabbete davet ediyor. Onları nifak ve şikak, yani bozgunculuk ve anlaşmazlık ile kin ve düşmanlıktan men edecek mühim sebepleri gösteriyor. Kin ve düşmanlığın, müminler arasında hem hakikatçe hem hikmetçe hem insaniyetçe hem İslamiyet’çe hem şahsî hayat ve toplum hayatı bakımından hem manevî hayat yönünden gayet çirkin, reddedilmiş ve zulüm olduğunu kesin bir şekilde ispatlayıp zikredilen ayetlerin mühim bir sırrını tefsir ediyor.
Dipnotlar
- “Rabbin şöyle buyurdu: Allah’tan başkasına ibadet etmeyin. Anneye ve babaya güzel muamele edin. Şayet onlardan her ikisi veya biri yaşlanmış olarak senin yanında bulunursa sakın onlara hizmetten yüksünme, ‘öff!’ bile deme, onları azarlama, onlara tatlı ve gönül alıcı sözler söyle. Şefkatle, tevazuyla onlara kol kanat ger ve şöyle dua et: Ey Rabbim, onlar küçüklüğümde nasıl beni ihtimamla yetiştirdilerse, buna mükâfat olarak sen de onlara merhamet buyur!” (İsrâ sûresi, 17/23-25)
- “Müminler sadece kardeştir. O halde ihtilâfa düşen kardeşlerinizin arasını düzeltin.” (Hucurât sûresi, 49/10)
- “Sen kötülüğü en güzel tarzda uzaklaştırmaya bak. Bir de bakarsın ki seninle arasında düşmanlık olan kişi candan, sıcak bir dost oluvermiş!” (Fussilet sûresi, 41/34)
- “O takva sahipleri ki, kızdıklarında öfkelerini yutar, insanların kusurlarını affederler. Allah da böyle iyi davrananları sever.” (Âl-i İmran sûresi, 3/134)