İkinci Bahis
إِنَّ اللّٰهَ هُوَ الرَّزَّاقُ ذُو الْقُوَّةِ الْمَتِينُ
وَكَأَيِّنْ مِنْ دٓابَّةٍ لَا تَحْمِلُ رِزْقَهَاۗ اَللّٰهُ يَرْزُقُهَا وَإِيَّاكُمْ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ
sırrıyla, müminleri hırstan şiddetli bir şekilde men eden sebepleri gösteriyor. Ve hırsın da düşmanlık kadar zararlı ve çirkin olduğunu kesin delillerle ispatlayarak şu büyük ayetin mühim bir sırrını tefsir ediyor. Hırsa düşenler, bu ikinci bahsi çok dikkatle okuyup değerlendirmelidir. Kin ve düşmanlık hastalığına yakalananlar, tam şifalarını birinci bahiste bulurlar.
İkinci bahsin hâtimesinde, zekâtın önemi ve İslam’ın esaslarından biri olmasının hikmeti güzelce bildirilmekle beraber, hakikatli bir rüyada görülen güzel bir hakikat beyan ediliyor.
Şu risalenin “Hâtime”sindeأَيُحِبُّ أَحَدُكُمْ أَنْ يَأْكُلَ لَحْمَ أَخِيهِ مَيْتًا فَكَرِهْتُمُوهُ ayeti, altı derece başkalarını kınamayı kınamakla, insanın altı yönden gıybetten men edildiğini.. mucizevî ve harika bir i’caz ile gıybetin hem aklen hem kalben hem insaniyet yönünden hem vicdanen, yaradılış ve aynı millî kök ve değerlere sahip olma bakımından kınanmış, reddedilmiş, çirkin ve zararlı olduğunu kesin bir şekilde, Kur’an’ın i’cazına yakışacak bir tarzda bildiriyor. Gıybet alçakların silahı olması yönüyle, izzet-i nefis sahibi bir kimsenin bu pis silaha tenezzül edip onu kullanmadığına dair şöyle denilmiştir:
أُكَبِّرُ نَفْسِي عَنْ جَزَاءٍ لِغِيبَةٍ وَكُلُّ اغْتِيَابٍ جُهْدُ مَنْ لَا لَهُ جُهْدُ
Yirmi Üçüncü Mektup
Bu mektubun birkaç bahsi var. Bütün bahisler yerine latif ve mânidar bir tek bahis aynen yazıldı. Şöyle ki:
Dipnotlar
- “Bütün mahlûkların rızıklarını veren, kâmil kuvvet ve tam iktidar sahibi Allah Teâlâ’dır.” (Zâriyât sûresi, 51/58)
- “Nice canlı mahlûk var ki rızıklarını kendileri taşıyamazlar. Ama size de onların hepsine de rızık veren Allah’tır.” (Ankebût sûresi, 29/60)
- “Hiç sizden biriniz ölmüş kardeşinin cesedini dişlemekten hoşlanır mı? Bakın bundan hemen tiksindiniz!” (Hucurât sûresi, 49/12)
- Düşmanıma gıybetle ceza vermekten nefsimi yüksek tutuyor ve buna tenezzül etmiyorum. Çünkü gıybet zayıf, zelil ve aşağı kimselerin silahıdır. Bkz. Nâsıf el-Yâzicî, Şerhu Dîvân el-Mütenebbî 1/429.