imana getiriyor. On Dokuzuncu Mektup olan Allah Resûlü (aleyhissalâtü vesselam) hakkındaki risale, kelime-i şehadetin ikinci kelâmı olan وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللّٰهِ hükmünü ne kadar kesin ve kuvvetli şekilde ispat etmişse, bu Yirminci Mektup da kelime-i şehadetin birinci kelâmı olan أَشْهَدُ أَنْ لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ hükmünü o kesinlik ve kuvvetle ispat ediyor. Hakiki ve kuvvetli imanı kazanmak isteyenler bunu okusun. Bilhassa Dokuzuncu Kelime bahsinde ilahî ilim ve iradeyi çok açık bir şekilde ispat ettiği gibi, Onuncu Kelime bahsinde de وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ deliliyle مَا خَلْقُكُمْ وَلَا بَعْثُكُمْ إِلَّا كَنَفْسٍ وَاحِدَةٍ ayetinin mühim bir sırrını ve en muazzam bir hakikatini “Beş Nükte”de bildiriyor. İman hakikatlerinin büyük bir tılsımını o beş nükte ile çözüyor.
Yirminci Mektup’un Onuncu Kelimesine Zeyl
أَلَا بِذِكْرِ اللّٰهِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوبُ ayeti ile
ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا رَجُلًا فِيهِ شُرَكٓاءُ مُتَشَاكِسُونَ وَرَجُلًا سَلَمًا لِرَجُلٍ هَلْ يَسْتَوِيَانِ مَثَلًاۚ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِۚ بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ
ayetinin en mühim ve en muazzam bir hakikatini üç temsille tefsir eder. Ve her şeyin, bütün eşyanın Cenâb-ı Hakk’ın kudretiyle bir tek şey kadar kolay olduğuna.. ilahî kudrete verilmediği vakit ise bir tek şeyin kâinat kadar zor olduğuna dair en mühim bir sırrı ve en muğlak muammayı gayet kolay bir tarzda tefsir ederek çözer.
Yirmi Birinci Mektup
Küçük bir mektuptur fakat gayet büyük bir ayetin büyük bir hakikatini bildirdiği için ona ihtiyaç büyüktür.
Dipnotlar
- “Şehadet ederim ki, Muhammed (sallallâhu aleyhi ve sellem) Allah’ın resûlüdür.” (Müslim, salât 60; Tirmizî, salât 216; Ebû Dâvûd, salât 178; Ahmed İbni Hanbel, el- Müsned 1/292)
- “Şehadet ederim ki, Allah’tan başka ilah yoktur.” (Müslim, salât 60; Tirmizî, salât 216; Ebû Dâvûd, salât 178; Ahmed İbni Hanbel, el-Müsned 1/292)
- “Sizin hepinizi yaratmak da, ölümünüzün ardından (ahirette) hepinizi diriltmek de (O’nun için) ancak bir kişiyi yaratmak ve diriltmek gibidir.” (Lokman sûresi, 31/28)
- “Biliniz ki, kalbler ancak Allah’ın zikriyle huzura erer.” (Ra’d sûresi, 13/28)
- “İşte şimdi Allah bir temsil daha getiriyor: İki adam var; bunlardan birincisi, birbirine rakip, birbiriyle hep çekişen ortakların emrinde, diğeri ise sadece bir kişinin emrinde çalışıyor. Bu ikisinin durumu hiç bir olur mu? Bütün hamd Allah’adır. Fakat çokları bu gerçeği bilmez.” (Zümer sûresi, 39/29)