Hakikat Işıkları
Herkes bilmez gökte ne var,
Görür onu göz sahibi.
Parıldıyor güneş kadar,
Hakikati umman gibi.
İster gönül elbet huzur,
Âhir demde etmiş zuhur,
Âlemlere doğmuş o nur,
Gökten inen ferman gibi.
Ferdiyeti elhak ayan
Odur gönüllere sultan
Var mı bilmem ulu burhan,
Bu Bediüzzaman gibi!
Lisanından saçılır nur,
Cinnî okur, insan okur,
Hûr-u cennet işte bu “Nur”
Gönüllerde cânân gibi.
Ahirzaman esrarını,
İhbar-ı gayb envârını,
Attı âlem ekdârını,
Doğdu şems-i tâbân gibi.
Semâvâttan rahmet indi,
Akan gözyaşları dindi,
Küfr u dalâl yıldı, sindi,
Görünmeyen şeytan gibi.
Söndü hain faaliyet,
Yıkıldı o deccâliyet,
Halâs buldu İslamiyet,
Tahta çıkan hakan gibi.
Dipnotlar
- Yegâne, biricik olma.
- Delil.
- Cennet hurileri.
- Nurlar.
- Kederler.
- Parlayan güneş.
- Kurtuluş.
614