İçeriğe geç

kuvvetli ordu Âl-i Muhammed’dir (aleyhissalâtü vesselam) ve Hazreti Mehdî’nin en has ordusudur.

Evet, bugün dünya tarihinde şecereyle, senetlerle ve an’ane ile birbirine bağlanan, en yüksek şerefe sahip, yüce, asil ve seçkin soy Âl-i Beyt’tir; hiçbir nesil yoktur ki Âl-i Beyt’ten gelen seyyidler kadar kuvvetli ve mühim olsun.

Eski zamandan beri bütün hakikat ehli kafilelerinin başında onlar, kâmil zâtların namlı reisleri yine onlardır. Şimdi de milyonları geçen mübarek bir nesildir. Uyanıktırlar, kalbleri imanlı ve peygamber sevgisiyle doludur, Allah Resûlü’ne bağlı olmanın cihana değer şerefiyle başları diktir. Böyle büyük bir cemaat içindeki mukaddes kuvveti harekete geçirecek ve uyandıracak büyük hadiseler meydana geliyor. Elbette o büyük kuvvetteki yüce hamiyet fışkıracak ve Hazreti Mehdî başa geçip insanlığı hak ve hakikat yoluna sevk edecek. Böyle olmasını, bu kıştan sonra baharın gelmesi gibi, Cenâb-ı Hakk’ın tabiat kanunlarından ve rahmetinden bekleriz ve beklemekte haklıyız...

İkinci İşaret yani,

Altıncı İşaret

Hazreti Mehdî’nin nuranî cemiyeti, Süfyan komitesinin tahripçi ve bid’atçı rejimini tamir edecek, sünnet-i seniyyeyi diriltecek. Yani İslam âleminde Allah Resûlü’nü (aleyhissalâtü vesselam) inkâr niyetiyle onun (aleyhissalâtü vesselam) dinini tahrip etmeye çalışan Süfyan komitesi, Hazreti Mehdî cemiyetinin mucizevî, manevî kılıcıyla öldürülecek ve dağıtılacak.

Hem insanlık âleminde ulûhiyeti inkâr niyetiyle medeniyeti ve insanlığın mukaddes değerlerini yerle bir eden deccal komitesini, Hazreti İsa’nın (aleyhisselam) hakiki dinini İslamiyet’in hakikatiyle birleştirmeye çalışan hamiyet sahibi, fedakâr, “İsevî bir cemaat” adı altında ve “Müslüman İsevîler” unvanına lâyık bir cemiyet, Hazreti İsa (aleyhisselam) önderliğinde öldürecek ve dağıtacak; insanlığı, ulûhiyeti inkâr fikrinden kurtaracak.

560