Fakat Kur’an-ı Hakîm’in feyzine ve işaretine dayanarak, sizi titretmek için kesin haber veriyorum ki:
Beni öldürdükten sonra yaşayamayacaksınız! Kahhâr bir el ile bu fâni cennetinizden, sevgiliniz olan dünyadan kovulup hemen ebedî karanlığa atılacaksınız. Nemrutlaşmış reisleriniz arkamdan pek çabuk gebertilecek ve yanıma gönderilecek. Ben de Cenâb-ı Hakk’ın huzurunda yakalarını tutup –ilahî adaletin onları esfel-i sâfilîne atmasıyla– intikamımı alacağım.
Ey dinini ve ahiretini dünyaya satan bedbahtlar! Yaşamak isterseniz bana ilişmeyiniz. İlişirseniz intikamımın sizden katmerli bir şekilde alınacağını biliniz, titreyiniz. Ben Cenâb-ı Hakk’ın rahmetinden ümit ederim ki, ölümüm dine hayatımdan daha çok hizmet edecek ve başınızda bomba gibi patlayıp başınızı dağıtacak. Cesaretiniz varsa ilişiniz! Yapacağınız varsa göreceğiniz de var!..
Ben bütün tehditlerinize karşı bütün kuvvetimle şu ayeti okuyorum:
اَلَّذِينَ قَالَ لَهُمُ النَّاسُ إِنَّ النَّاسَ قَدْ جَمَعُوا لَكُمْ فَاخْشَوْهُمْ فَزَادَهُمْ إِيمَانًاۗ وَقَالُوا حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ
Dipnotlar
- Kahhâr: Her an kahretmeye muktedir Allah (c. c.).
- “Onlar öyle kimselerdir ki, halk kendilerine: ‘Düşmanınız olan insanlar size karşı ordu hazırladılar, aman onlardan kendinizi koruyun!’ dediklerinde, bu tehdit onların imanını artırmış ve ‘Allah bize yeter. O ne güzel vekildir!’ demişlerdir.” (Âl-i İmran sûresi, 3/173)