İçeriğe geç

beri cihad arkadaşı olan Kürtlerin milliyetini ortadan kaldırıp dillerini unutturduktan sonra bizim gibi ayrı ırktan sayılanlara teklif etseniz, bu belki bir tür vahşice usul olur. Yoksa sırf keyfîdir. Şahısların keyfine uyulmaz ve uymayız!

Beşincisi: Bir hükümet, kendi idaresi altındakilere ve öyle kabul ettiği insanlara her kanununu uygulasa da idaresi altında kabul etmediği kimselere bunu yapamaz. Çünkü onlar diyebilirler ki: “Madem biz idareniz altında değiliz, siz de bizim hükümetimiz değilsiniz!”

Hem hiçbir hükümet iki cezayı birden vermez. Bir katili ya hapse atar ya da idam eder. Bir yerde hem hapis hem idam cezası vermek hiçbir usulde yoktur!

İşte madem vatana ve millete hiçbir zararım dokunmadığı halde beni sekiz senedir, en yabancı ve uzak bir milletten cani bir adama dahi uygulanmayan bir esaret altına aldınız. Canileri affettiğiniz halde hürriyetimi elimden alıp bana medeni hukukun dışındaymışım gibi muamele ettiniz. “Bu da vatan evladıdır.” demediğiniz halde hangi usulle, hangi kanunla, biçare milletinize rızaları olmadan uyguladığınız, hürriyeti bozan bu usulünüzü benim gibi size her bakımdan yabancı bir adama teklif ediyorsunuz? Madem Birinci Dünya Savaşı’nda, ordu kumandanlarının şahitliğiyle, vasıta olduğumuz çok fedakârlıkları ve vatan uğrunda cansiperane cihadı cinayet saydınız.. biçare milletin güzel ahlâkını muhafaza etmek, dünya ve ahiret saadetlerini sağlamak için pek ciddi ve tesirli çalışmamızı ihanet gördünüz.. ve mânen faydasız, zararlı, tehlikeli, keyfî, küfre götüren Frenk usulüne uymayı kabul etmeyen bir adama sekiz sene ceza verdiniz (ceza şimdi yirmi sekiz sene oldu). Ceza bir olur. Uygulanmasını kabul etmedim, cezayı çektirdiniz. İkinci bir cezayı zorla uygulamak hangi usulledir?

Altıncısı: Madem sizinle –inandığınız üzere ve bana yapılan muameleye bakarak– büyük bir farklılığımız var. Siz dininizi ve ahiretinizi dünyanız uğrunda feda ediyorsunuz. Elbette –tahmininizce– aramızda bulunan farklılık sırrıyla, biz de sizin aksinize, dünyamızı dinimiz uğrunda ve ahiretimize her vakit feda etmeye hazırız. Sizin zalimce ve vahşice hükmünüz altında bir iki sene aşağılanıp ezilerek geçecek hayatımızı kutsî bir şehadeti kazanmak için feda etmek, bize kevser suyu hükmüne geçer…

548