milleti, yalnız yirmi ile kırk yaş arasındaki gafil ve hevesli gençlerden mi ibarettir? Hem onlar için faydalı olan ve haklarında milli hamiyetin gerektirdiği hizmet, yalnız gafletlerini artıran, onları ahlâksızlıklara alıştıran ve dinen yasak şeylere cesaret veren Frenk meşrep terbiyede midir? Ve onları ihtiyarlıkta ağlatacak olan geçici bir şekilde güldürmekte midir? Eğer milli şeref ve haysiyet bunlardan ibaretse, ileri ve mesut hayat bu ise, evet sen böyle Türkçü ve böyle milliyetçi isen ben o Türkçülükten kaçıyorum, sen de benden kaçabilirsin! Zerre kadar hamiyetin, şuurun ve insafın varsa şimdiki şu sınıflandırmaya bak, cevap ver. Şöyle ki:
Türk milleti denilen şu vatan evladı altı kısımdır. Birinci kısım, salih kimseler ve takva sahipleridir. İkinci kısım, musibete uğramışlar ve hastalardır. Üçüncü kısım, ihtiyarlardır. Dördüncü kısım, çocuklardır. Beşinci kısım, fakirler ve zayıflardır. Altıncı kısım ise gençlerdir. Acaba ilk beş kısım Türk değil mi? Onların milli şeref ve haysiyetten hisseleri yok mu? Acaba altıncı kısma sarhoşça bir keyif vermek yolunda o beş zümreyi incitmek, keyiflerini kaçırmak, tesellilerini kırmak milli hamiyet mi, yoksa bu millete düşmanlık mıdır? “el-Hükmü li’l-ekser” sırrınca, çoğunluğa zararı dokunan düşmandır, dost değil!
Sana soruyorum: Birinci kısım olan müminlerin ve takva sahiplerinin en büyük menfaati, Frenk meşrep bir medeniyette midir? Yoksa iman hakikatlerinin nurlarıyla ebedî saadeti düşünüp çok arzu duydukları, âşık oldukları hak yolunda gitmekte ve hakiki teselli bulmakta mıdır? Senin gibi dalâlette giden sözde hamiyet sahiplerinin tuttuğu yol, takva sahibi müminlerin manevî nurlarını söndürüyor, hakiki tesellilerini bozuyor, ölümü ebedî yokluk ve kabri daimî, sonsuz bir ayrılık kapısı olarak gösteriyor.
İkinci kısım olan musibete uğramışların, hastaların ve hayatından ümidi kesmiş kimselerin menfaati, Frenk meşrep bir şekilde, dinsizce medeniyet terbiyesinde midir? Halbuki o biçareler bir nur, bir teselli istiyor.. musibetlerine karşılık bir mükâfat istiyor.. kendilerine zulmedenlerden intikamlarını almak ve yaklaştıkları kabir kapısındaki dehşeti defetmek istiyor. Sizin gibiler sahtekârca hamiyetinizle çok şefkate,
Dipnotlar
- “Hüküm çoğunluğa göre verilir.” (es-Serahsî, el-Mebsût 5/140; el-Cessâs, Ahkâmü’l-Kur’an 5/208; el-Kâsânî, Bedâiu’s-Sanâi’ 1/303)