İçeriğe geç

için Kur’an’ın bir hizbidir. Aynı şekilde, Kur’an kelimesindeki büyük nüktenin beyanında, 69 yüce ayetin belâgat derecesi fevkalâde ve cezâlet kuvveti, yani tatlı söylenişiyle beraber heybeti pek yüksektir. Bu da Kur’an’dan ikinci bir hizb olarak kardeşlerime tavsiye edilir. Yalnız Kur’an kelimesi, Kur’an’ın yedi silsilesinde, yani tevafuklu ve irtibatlı ifadelerde mevcut olup hepsi o kelimeyi tutmuş, ikisi hariç kalmış. O ikisi de “okumak” mânâsında olduğundan, onların hariç kalması nükteye kuvvet vermiştir. Resûl kelimesi ile en çok münasebetli sûreler içinde Muhammed ve Fetih sûreleri bulunduğundan ve meseleyi o iki sûreden çıkan silsilelerle sınırlı tuttuğumuzdan, dışarıda kalan Resûl kelimesi şimdilik konulmamıştır. Vakit müsaade ederse bundaki sırlar yazılacaktır inşallah.

Üçüncü Nükte

“Dört Nükte”dir.

Birinci Nükte: Allah lafzı, Kur’an’ın tamamında 2806 defa zikredilmiştir. “Bismillah”takilerle beraber Rahman ismi 159 defa, Rahîm ismi 220, Gafûr 61, Rab 846, Hakîm 86, Alîm 126, Kadîr 31 ve Lâ ilâhe illâ hû’daki Hû 26 defa zikredilmiştir. “Allah” lafzının sayısında çok sır ve nükte var. Mesela, “Allah” lafzının sayısı, ondan ve Rab isminden sonra en çok zikredilen Rahman, Rahîm, Gafûr ve Hakîm ile beraber Kur’an ayetlerinin yarısı kadardır. Allah lafzı yerine zikredilen Rab ile beraber yine yarısıdır. Gerçi Rab lafzı 846 defa zikredilmiş, fakat dikkat edilse beş yüz küsuru Allah yerinedir, iki yüz küsuru ise öyle değildir.

Hem “Allah” lafzı; Rahman, Rahîm, Alîm isimleri ve Lâ ilâhe illâ hû’daki Hû’nun sayısıyla beraber yine Kur’an ayetlerinin yarısı

519