Şeairin taabbüdî kısmını hikmet ve maslahatlar değiştiremez, Allah’ın emri olması yönüyle üstündür, onlara ilişilmez. Yüz bin fayda gelse onu değiştiremez. Aynı şekilde, “şeairin faydası, yalnız bilinen maslahatlardır” denilmez ve öyle görmek hatadır. Belki o maslahatlar, onun çok hikmetinden bir kısmı olabilir. Mesela biri dese, “Ezanın hikmeti Müslümanları namaza çağırmaktır, şu halde bir tüfekle patlatmak yeter.” O divane bilmez ki, ezanın binlerce fayda ve gayesi içinde bu, bir tanesidir. Tüfek sesi o neticeyi sağlasa bile acaba insanlık yahut o şehir ahalisi namına kâinatın yaratılışının en büyük neticesi ve insanın yaratılışının gayesi olan tevhidi ilan etmeye ve Cenâb-ı Hakk’ın rubûbiyeti karşısında kulluğu göstermeye vasıta olan ezanın yerini nasıl tutacak?
Kısacası: Cehennem lüzumsuz değil, çok işler var ki bütün kuvvetiyle “Yaşasın cehennem!” der. Cennet de ucuz değildir, mühim fiyat ister.
لَا يَسْتَوِۤي أَصْحَابُ النَّارِ وَأَصْحَابُ الْجَنَّةِۚ أَصْحَابُ الْجَنَّةِ هُمُ الْفٓائِزُونَ
Dipnotlar
- Cehennemin beşerî arzular ve nefsin hoşuna giden şeylerle, cennetin ise hoşa gitmeyen şeylerle çepeçevre kuşatılmış olduğuna dair bkz. Buhârî, rikak 28; Müslim, cennet 1.
- “Cehennemliklerle cennetlikler elbette bir olmaz. Kurtuluşa ve başarıya erenler, cennetliklerdir.” (Haşir sûresi, 59/20)