deseler, hem nasihat tesir eder hem de bu, o insanların iradeleri dairesinde bir teklif olur.
Dördüncü Olarak
İslam âlimleri arasında “İslam” ile “iman”ın farkları çok bahis konusu olmuştur. Bir kısmı “ikisi aynıdır”, bir kısmı da “ikisi aynı değil, fakat biri olmadan diğeri olmaz” demiş ve bunun gibi çok çeşitli fikirler beyan etmişlerdir. Ben şöyle bir fark anladım:
İslamiyet, kabullenip taraftar olma; iman ise kesin bir şekilde inanmadır. Bir başka tabirle, İslamiyet hakka taraf ve teslim olma, boyun eğmedir; iman ise hakkı kabul ve tasdiktir.
Eskiden Kur’an’ın hükümlerine şiddetle taraftar olan bazı dinsizler görmüştüm. Demek ki onlar, bir yönden hakka taraftar olmakla İslamiyet’e mazhardı; onlara “dinsiz bir müslüman” denilebilirdi. Sonra bazı müminler gördüm ki, Kur’an’ın hükümlerine taraftarlık yapmıyor, onları hayatlarına esas kılmıyor ve “gayrimüslim bir mümin” tabirini hak ediyorlardı.
Acaba İslamiyetsiz iman, kurtuluş vesilesi olabilir mi?
Cevap: İmansız İslamiyet kurtuluşa vesile olmadığı gibi, İslamiyet’siz iman da olamaz.
فَلِلّٰهِ الْحَمْدُ وَالْمِنَّةُ Kur’an’ın manevî i’cazının feyziyle Risale-i Nur’un ölçüleri, İslam dininin ve Kur’an hakikatlerinin meyvelerini ve neticelerini öyle bir tarzda göstermiştir ki, dinsiz dahi anlasa, onlara taraftar olmaması mümkün değildir. Hem imanın ve İslam’ın delillerini o derece kuvvetli bir şekilde ortaya koymuştur ki, gayrimüslim bile anlasa herhalde tasdik eder; gayrimüslim olarak kaldığı halde iman eder.
Evet, Sözler cennetteki Tûbâ ağacının meyveleri gibi tatlı ve güzel olan iman ve İslamiyet’in meyvelerini, iki cihan saadetinin güzellikleri gibi hoş ve şirin olan neticelerini öyle göstermiştir ki, görenlerde ve tanıyanlarda sonsuz bir taraf ve teslim olma hissi uyandırır. Mevcudat
Dipnotlar
- Bütün şükür ve şükranlar Allah’adır, minnetin her türlüsü de sadece O’nadır.
- İ’caz: Mucize olma, benzerinin yapılması mümkün olmadığı için herkesi şaşırtıp aciz bırakma.
- Üstad Hazretleri birçok yerde “Sözler” ifadesini bütün Risale-i Nur Külliyatı’nı işaret eden bir mânâda kullanmıştır.