İçeriğe geç

aynen öyle de, imansız insan için her şey yok hükmündedir, karanlıklar içindedir.

İkinci Nükte

Dünyanın ve eşyanın üç yüzü var:

Birinci Yüzü: Cenâb-ı Hakk’ın isimlerine bakar, onların aynasıdır. Bu yüzde yokluk, ayrılık ve hiçlik değil; tazelenme ve yenilenme var.

İkinci Yüzü: Ahirete, bekâ âlemine bakar, onun tarlası hükmündedir. Bu yüzde, bâki neticeler ve meyveler yetiştirmek var; dünyanın bu yüzü bekâya hizmet eder, fâni şeyleri bâki hale getirir. Bunda da ölüm ve yokluk değil, hayat ve bekâ cilveleri bulunur.

Üçüncü Yüzü: Fânilere, yani bize bakar; fânilerin ve nefsinin geçici arzularına uyanların sevgilisi, şuur sahipleri için bir ticaret yeri ve vazifelilerin imtihan meydanıdır. İşte dünyanın bu üçüncü yüzündeki fânilik, yokluk, ölüm ve hiçliğin acılarına ve yaralarına merhem olarak içyüzünde bekâ ve hayat cilveleri var.

Sözün Özü: Şu akıp giden, dönüp duran mahlûklar, Vâcibü’l- Vücûd’un icat ve varlık nurlarını tazelemek için hareket eden aynalar ve değişen mazharlardır.

375