İçeriğe geç

evladın da sana hizmet etmeyecektir. Eğer ahiretini seviyorsan işte sana mühim bir define; onlara hizmet et, rızalarını kazan! Eğer dünyayı seviyorsan yine onları memnun et ki, sayelerinde hayatın rahat geçsin ve rızkın bereketli olsun. Yoksa onların varlığını külfet görüp rahatsızlık duymak, ölmelerini istemek ve nazik, çabuk üzülen, tesir altında kalan kalblerini rencide etmekle خَسِرَ الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةَ ayetinde bildirilen hakikate maruz kalırsın. Eğer Rahman’ın rahmetini istersen, O’nun, senin evindeki emanetleri hükmünde olan ihtiyarlara merhamet et.

Ahiret kardeşlerimden, Mustafa Çavuş isminde bir zât vardı. Onu dininde, dünyasında muvaffakiyetli görüyordum. Sırrını bilmezdim. Sonra anladım ki, sebebi şuymuş: O zât, ihtiyar anne babasının haklarını anlamış ve o hukuku tam gözetmiş, onların sayesinde rahat ve rahmet bulmuş. İnşallah ahiretini de tamir etmiş. Bahtiyar olmak isteyen ona benzemeli!..

اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلٰى مَنْ قَالَ: اَلْجَنَّةُ تَحْتَ أَقْدَامِ الْأُمَّهَاتِ،

وَعَلٰى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ أَجْمَعِينَ

سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَاۤ إِلَّا مَا عَلَّمْتَنَا إِنَّكَ أَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ

338