Şu semânın yeryüzüne bakan, cennete dikkat eden
Binlerce dikkatli gözüz biz!..
Tûba-yı hilkatten semâvat şıkkına,
Samanyolunun dallarına,
Bir Cemîl-i Zülcelâl’in hikmet eliyle takılmış,
Pek güzel meyveleriz biz!..
Şu semâvât ehline birer mescid-i seyyar,
Birer hâne-i devvâr, birer ulvî yuva,
Birer misbah-ı nevvâr, birer gemi-i cebbâr,
Birer tayyareyiz biz!..
Bir Kadîr-i Zülkemâl’in, bir Hakîm-i Zülcelâl’in
Birer kudret mucizesi, birer sanat ve hilkat harikası,
Hikmetin ve hilkatin nadir birer misali,
Birer nur âlemiyiz biz!..
Böyle yüz bin dille yüz bin delil gösteririz,
İşittiririz insan olan insana.
Kör olası dinsiz gözü, görmez oldu yüzümüzü,
Hem işitmez sözümüzü, hak söyleyen ayetleriz biz...
Mührümüz bir, imzamız bir,
Rabbimize itaatkârız;
Tesbih eder, zikrederiz abidâne.
Kehkeşânın büyük halkasına mensup meczuplarız biz...
اَلْبَاقِي هُوَ الْبَاقِي
Said Nursî
Dipnotlar
- Haşiye: Yani cennet çiçeklerinin fidanlık ve tarlacığı olan yeryüzünde sayısız kudret mucizesi sergilendiğinden, gökler âlemindeki melekler o mucizeleri ve harikaları seyrettikleri gibi; gökcisimlerinin gözleri hükmünde olan yıldızlar da âdeta melekler misali yeryüzündeki nazenin sanatlı eserleri gördükçe cennet âlemini izliyor, o geçici harikaları bâki bir surette cennette dahi seyrediyorlarmışçasına, bir zemine, bir cennete bakıyorlar. Yani, o iki âleme nezaret ediyorlar demektir.
- Yaratılış ağacı.
- Dönen birer ev.
- Nurlu kandil.
- Büyük gemi.
- Kulluğa yakışır şekilde.
- Samanyolu.
- Kendinden başka her şeyin fâni olduğu gerçek Bâki, Allah’tır.