İkinci sebep ve hikmet: Nasıl ki varlıklardaki faaliyet bir iştah, arzu ve lezzetten kaynaklanır. Hatta her bir faaliyette kesinlikle lezzet vardır; belki her faaliyet, bir çeşit lezzettir.
Aynen öyle de, Vâcibü’l-Vücûd’a lâyık bir tarzda, Zât’ının istiğnasına, mutlak bir surette her şeye sahip olup hiçbir şeye muhtaç bulunmayışına ve mutlak kemâline uygun bir şekilde sınırsız, mukaddes bir şefkat ve sonsuz, mukaddes bir muhabbet var.
O mukaddes şefkat ve muhabbetten gelen sınırsız, mukaddes bir şevk var.
O mukaddes şevkten gelen sonsuz bir mukaddes sevinç var.
Ve o mukaddes sevinçten gelen –tabir caizse– hadsiz, mukaddes bir lezzet var.
Hem Rahman ve Rahîm Zât’a ait o mukaddes lezzetten gelen sınırsız merhamet göstermeden, varlıkların, kudret faaliyeti içinde, kabiliyetlerinin potansiyelden fiile çıkmasından ve mükemmelleşmesinden kaynaklanan memnuniyetlerinden ve kemâllerinden gelen –tabir caizse– hadsiz mukaddes memnuniyet ve iftihar vardır ki, sonsuz bir faaliyeti gerektiriyor.
İşte felsefe ve fen şu ince hikmeti bilmediği için şuursuz tabiatı, kör tesadüfü ve cansız sebepleri, şu son derece kuşatıcı ilimle, engin hikmetle ve her şeyi görerek yapılan faaliyetle karıştırmış, dalâlet karanlığına düşüp hakikat nurunu bulamamıştır.
قُلِ اللّٰهُۙ ثُمَّ ذَرْهُمْ فِي خَوْضِهِمْ يَلْعَبُونَ
رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةًۚ إِنَّكَ أَنْتَ الْوَهَّابُ
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلٰى كَاشِفِ طِلْسِمِ كَائِنَاتِكَ بِعَدَدِ ذَرَّاتِ الْمَوْجُودَا تِ وَعَلٰى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ مَا دَامَ الْأَرْضُ وَالسَّمٰوَاتُ
اَلْبَاقِي هُوَ الْبَاقِي
Said Nursî
Dipnotlar
- “Sen ‘Allah’ de; sonra bırak onları daldıkları bataklıkta oynayadursunlar.” (En’âm sûresi, 6/91)
- “Ey bizim Kerîm Rabbimiz, bize hidayet verdikten sonra kalblerimizi saptırma ve katından bize bir rahmet bağışla. Şüphesiz bağışı bol olan Vehhab sensin Sen!” (Âl-i İmran sûresi, 3/8)
- Allah’ım kâinatın tılsımını çözen Hazreti Muhammed’e, O’nun âl ve ashabına yer ve gökler devam ettikçe mevcudatın zerreleri adedince salât ve selâm eyle!
- Kendinden başka her şeyin fâni olduğu gerçek Bâki, Allah’tır.