Yaratıcısı da O’dur.”
İşte ana karnındaki ceninin bu hal dili, gayba ait değildir, kaideye, intizama ve kendi cinsine tâbi olduğu için mâlumdur, bilinebilir. Şehadet âleminden gayb âlemine uzanmış bir dal ve bir dildir.
İkinci Cilve: İnsan, hususi kabiliyetlerinin siması ve yüz hatlarının şahsî lisanıyla Sâni’inin iradesini, dilemesini ve hususi rahmetini, O’nun hiçbir kayıt altında olmadığını bağırarak ilan ediyor. Fakat bu lisan, gayb âleminin de ötesindeki bilinmeyen âlemden geliyor. Bunu var olmadan önce ancak ezelî ilim görüp kavrayabilir. Ana rahmindeyken bu simanın hususiyetlerinin binde biri bile görmekle bilinemez!
Kısacası: Ceninin kabiliyetlerinin simasında ve yüz hatlarında Allah’ın hem birliğinin hem iradesinin delili vardır. Eğer Cenâb-ı Hak yardım ihsan ederse “mugayyebât-ı hamseye” dair başka bazı nükteler yazılacak. Şimdilik bundan fazlasına vaktim ve halim müsaade etmedi, burada son veriyorum.
اَلْبَاقِي هُوَ الْبَاقِي
Said Nursî
سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنآ إِلَّا مَا عَلَّمْتَنَا إِنَّكَ أَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ
Dipnotlar
- Kendinden başka her şeyin fâni olduğu gerçek Bâki, Allah’tır.
- “Sübhansın ya Rab! Senin bize bildirdiğinden başka ne bilebiliriz ki? Her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin.” (Bakara sûresi, 2/32).