İçeriğe geç

Bu zamanda Müslümanlar için en mühim tehlike, bilim ve felsefeden gelen bir sapkınlıkla kalblerin bozulması ve imanın zedelenmesidir. Bunun tek çaresi nurdur, nur göstermektir ki, kalbler iyileşsin, imanlar kurtulsun. Eğer siyaset topuzuyla hareket edilir ve üstün gelinirse, o kâfirler münafık derecesine iner. Münafık, kâfirden daha fenadır. Demek ki, böyle bir zamanda kalbi topuz iyileştirmez. Çünkü o vakit küfür kalbe girer, saklanır ve nifaka dönüşür. Şu zamanda benim gibi aciz biri, elinde hem nuru hem topuzu tutamaz. Bu yüzden bütün kuvvetimle nura sarılmaya mecburum, siyaset topuzuna ne şekilde olursa olsun bakmamak gerekiyor. Maddî cihadın gereği olan vazife ise şimdilik bizde değildir. Evet, yerine göre kâfirin veya dininden dönmüş birinin haddi aşmasına set çekmek için topuz lâzımdır. Fakat iki elimiz var. Eğer yüz elimiz de olsa ancak nura yeter. Topuz tutacak elimiz yok!

Üçüncü Soru

Yakın zamanda İngiltere ve İtalya gibi yabancı devletlerin hükümete ilişmesi; eskiden beri bu vatandaki hükümetlerin hakiki dayanak noktası ve manevî kuvvetinin kaynağı olan İslam’a dair hassasiyeti ve gayreti ayağa kaldırmaya, İslam şeairinin bir parça diriltilmesine ve bid’atları bir derece önlemeye sebep olacağı halde, neden savaşa şiddetle karşı çıktın ve bu meselenin barışla çözülmesi için dua ettin? Neden bid’atları uyduranların hükümetine güçlü bir şekilde taraf oldun? Bu, dolaylı olarak bid’atlara taraftarlık değil midir?

Cevap: Biz sıkıntılardan kurtulmak, ferah, sevinç ve zafer isteriz; fakat kâfirlerin kılıcıyla değil. Kâfirlerin kılıçları başlarını yesin, onlardan gelecek fayda bize lâzım değildir. Zaten münafıkları müminlere musallat eden ve dinsizleri yetiştiren, o inatçı ecnebilerdir.

Hem savaş belâsı Kur’an hizmetimize mühim bir zarardır. En fedakâr ve en kıymetli kardeşlerimizin çoğu kırk beş yaşından küçük olduğu için savaş yüzünden mukaddes Kur’an vazifesini bırakıp askere gitmeye mecbur kalacaklardı. Benim param olsa kendi rızamla, böyle kıymetli kardeşlerimin her birini askerlikten kurtarmak için bedeli bin lira kadar da olsa verirdim. Böyle yüzlerce kıymetli kardeşimizin Kur’an ve Nur hizmetini bırakıp maddî cihad topuzuna el atmasında yüz binlerce liradan daha çok zararımız olduğunu hissediyordum. Hatta Zekâi’nin

158