O’na (SAV) insanlığın yeniden doğuşu diyoruz. Yani Efendimiz’e kadar insanlık vardı da, fakat varlık onun döneminde okunduğu kadar, onun mesajı sayesinde okunduğu kadar okunamamıştı. İnsan hakikati o ölçüde derinlemesine tahlil edilememişti. Göklerin ve yerin Sultanı’nın makasıd-ı sübhaniyesi ve makasıdı şeriatı onun döneminde vuzuha kavuştuğu kadar vüzuh ve inkişafa kavuşmamıştı. Dolayısıyla yani o güne kadar insanlık hiç bozulmadan, Âd olmadan, Semud olmadan, kavm-i Nuh olmadan, Sodom, Gomore gailelerine düşmeden böyle istikamet içinde Âdem evladı olarak devam etseydi, Efendimiz döneminde sallallahu aleyhi ve sellem ulaştığı enginlik itibariyle yine öyle demek lazımdı.
Yeniden belli bir enginlikle, çok farklı bir dirilişle Allah Celle Celâluhu yeniden kendisini ifade etti. Efendimiz’le Allah kendini ifade ediyor. Ve denebilir ki nasıl bir şairimiz diyor: “Mir’ât-ı Muhammed’den Allah görünür dâim.” Demek ki hakikat-ı Ahmediye hem getirdiği mesajla hem onu temsille Zât-ı Ulûhiyeti, azamet-i zâtiyesine uygun, mahiyet-i nefsü’l-emriyesine uygun ifade ettiğinden dolayı doğrudan doğruya ilahî maksat da ancak o suretle gerçekleşmiş oluyor.
Bu açıdan da ahsen-i takvime mazhar olan insan, Efendimiz sayesinde gerçek vuzuha kavuşuyor. Kâinat gerçek şekliyle inkişaf ediyor ve doğru okunuyor. O’nunla o teşriî emirler arasında gerçek bir mutabakat sağlanıyor. Bir uyum, bir örtüşme sağlanıyor. O aynen onun sesi soluğu oldu. Öbürü de onun tekvinî keyfiyette ifadeleri oldu. Hakikati ortaya çıkıyor. Bu açıdan da ona insanlığın son viladeti denebilir.
O’ndan sonra o mevzuda yeni vuzuhlar, yeni inkişaflar olabilir. Bazı kimseler içtihada, istinbata açık yanlarıyla yeni açılımlar kazandırırlar. Ona yeni sesler katarlar. O biraz da bizim meseleyi canlı tutmamıza matuftur. Bu açıdan biz onu böyle her sene daha bir farklı renkle, desenle ifade etmemiz lazım. Onun için şimdilik bir hafta birkaç sene evvel denmişti. İnşallah önümüzdeki yıllarda bir ay yani bir Mevlânâ yılı ilan ediliyor, bir sene devam ediyor. UNESCO öyle yaptı. Yani belki bir gün gelecek İslam dünyası kendisini iyi ifade edecek ve Peygamberine karşı da çevrede saygı uyaracak.
Mevlânâ’nın Efendisi olduğunu ortaya koyacaklar. Mevlânâ bütün vâridât ve mevhibelerini ondan aldığını ifade edecekler. Ve kadirşinas dünya Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem için bir sene tahsis edecek. Ben dilerim inşallah biz va‘de vefada hulf ile bu gelişimi kadükleştirmezsek, Allah’ın izni inayetiyle. İnsanlık yönele yönele isterse ruhta, mânâda değişik evolüsyonlarla evvela kendi kemalini yakalayacak, sonra o kemal noktasını işaret eden, işaretleyen Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e saygıyı yakalayacak ve onun için seneler tahsis edecek. Siyer üzerinde yeniden çalışmalar, megazinin felsefesi üzerine yeniden çalışmalar olacak. Ömrü olanlar farklı bir viladet yaşayacaklar. İnsanlığın yeniden onunla dünyaya gözlerini açmasını tekrar bertekrar dile getirecek ve seslendirecekler Allah’ın izniyle.





