İçeriğe geç

Fiillerde efdaliyet, zaman, zemin ve şahıslara göre değişiklik arz eder; herhangi bir fiil, zamanın bir diliminde en efdal olup öne geçirilmesi gerekirken, başka zaman ve şartlar altında aynı önceliğini koruyamayabilir. Mesela bir dönemde en önemli amel, Allah ve Resûlü için vatanını terk etme ve başka bir beldeye hicret etmektir. Nitekim Allah Resûlü de (sallallâhu aleyhi ve sellem), bir seferinde kendisine en faziletli amel sorulduğunda “Hicret” cevabını vermiştir.401 Zira o gün için hicret, mü’minin fedakârlığını başkalarına gösterme ve aynı zamanda Müslümana güç kazandırmanın adıdır. Başka bir zaman aynı soruya muhatap olan Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), “Vaktinde kılınan namaz”402; bir başka zaman “Allah yolunda cihad”403 şeklinde cevap vermiş; başka bir zaman da Allah katındaki en faziletli amelin “Güzel ahlâk”404 olduğunu söylemiştir. Dolayısıyla O, zaman, zemin, şahıslar ve durumun hassasiyetine göre bazı işlerin, diğerlerine nazaran öncelik ifade ettiğini bildirmiştir.

Öteden beri zekâtın verilme keyfiyeti üzerinde durulmuş, bir kısım ulema, şahısların, zekâtlarını bizzat ulaştıracakları durumlarda, sekiz sınıfın hepsine birden verilmesi gerektiğine kail olurken, diğer bir kısmı da sekiz sınıf arasında bazılarını ön plâna çıkarmışlardır. Az önce söylediğimiz gibi işin temelinde, efdaliyet durumunun zaman, zemin ve kişilerin içinde bulundukları şartlara göre değişiklik arz etmesi yatmaktadır. Ulemanın bu noktadaki farklı anlayışlarına tesir eden şey de, bulundukları dönemde en faziletli olanı tespit etme gayretleridir.

Kısa kısa da olsa, bu hususta üzerinde durulmuş bazı konuları ele almakta fayda var.

1. Hepsine Birden Vermek

277