İçeriğe geç

Dolayısıyla burada durumun tam anlaşılmadığı ortaya çıkmaktadır. O gün için sahabe de, onların başındaki halife Hazreti Ebû Bekir de, zekât evrakını yırtıp atan Hazreti Ömer de bu karara varırken Kur’ân’ı neshetme zehabına kapılmamışlardır. Mesele şundan ibarettir: Zekât bu sekiz sınıfa verilir. Ancak zekâtın verilebilmesi için, kendisine zekât verilecek ferdin/zümrenin mevcut olması gerekir. Sahabenin aldığı bu karar, o gün için müellefe-i kulûbun kalmamış olduğuna ya da en azından, zikrettiğimiz hususi hâdisede bahis mevzuu olan şahısların artık bu zümreye dahil olarak kabul edilemeyeceklerine hükmetmekten başka bir şey değildir.

Bu durum, diğer zümreler için de geçerlidir. Mesela kendilerine zekât verilecek fakir ve miskin olmadığı zaman da aynı durum geçerlidir. Fakir yoksa fakire zekât verme ameliyesi nasıl gerçekleşebilir? Nitekim Ömer İbn Abdülaziz döneminde yaşanan durum bundan farklı değildi. Toplumda fakir kalmamıştı ve zekât vermek için mal sahipleri fakir arıyorlardı da bulamıyorlardı. Ama o gün kimse kalkıp, “Ömer İbn Abdülaziz âyetin hükmünü neshetti.” dememiştir. Çünkü hâdise, kendi tabiî seyri içinde değerlendiriliyordu. Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), تَصَدَّقُوا، فَإِنَّهُ يَأْتِي عَلَيْكُمْ زَمَانٌ يَمْشِي الرَّجُلُ بِصَدَقَتِهِ، فَلاَ يَجِدُ مَنْ يَقْبَلُهَا، يَقُولُ الرَّجُلُ: لَوْ جِئْتَ بِهَا بِالأَمْسِ لَقَبِلْتُهَا، فَأَمَّا اليَوْمَ، فَلاَ حَاجَةَ لِي بِهَا“İş işten geçmeden sadaka vermeye bakın! Zira öyle bir gün gelecek, kişi elinde sadaka parasıyla dolaşıp duracak da onu kabul edecek kimseyi bulamayacak. Birine rast gelse, ‘Dün gelsen kabul edebilirdim ama bugün artık ihtiyacım kalmadı.’ diyecek.”367 sözleriyle yıllar öncesinden müjdesini vermişti ve o gün bu müjdenin realitesi yaşanıyordu.

257