Pazar günü hastanın başı ucunda idim. Sakin bir hâli vardı. Saat 10’a doğru, hareketsiz yatıyor, hiçbir kelime söylememekle beraber, zaman zaman bana tanıdığını hissettirecek şekilde bakıyordu. 11’e çeyrek kala sağ elini kaldırdı ve sol tarafındaki köşeyi göstererek tamamıyla anlaşılan bir sesle: ‘Kardeşim James!’ dedi. Tam saat 11’de, daha evvel söylemiş olduğu gibi ruhu öteki âleme gitmek üzere cesedini terk etti.”
d. Allah Resûlü’nün “Ebherim Koptu.” Dediği An
İlim adamları, üzerinde durduğumuz mesele ile ilgili daha birçok vak’a anlatıyor. Biz yeri geldikçe bu anlatılanları nakletmeye devam edeceğiz. Ancak sözün burasında anlayış bakımından size de enteresan gelecek bir hususu arz etmek istiyoruz:
Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) son anlarını yaşarken bir ara “Ebherim koptu.” buyuruyor.23 Ebher, damar mânâsına da gelir. Bu hadisi şerhedenler ekseriyetle, meseleyi Allah Resûlü’nün Hayber’de zehirlenmesiyle irtibatlandırmışlar ve Efendimiz’in ifadesine böyle bir izah getirmeye çalışmışlardır. Ancak vücuda giren zehirin seneler sonra şah damarına tesir etmesi bize çok uzak bir ihtimal gibi gözükmektedir. Kanaatimizce Allah Resûlü’nün sözünden şu mânâyı anlamak daha uygundur:
Efendimiz, o esnada kendi vizyonunda, dedublesinin kendisinden yani mübarek cesedinden ayrıldığını haber vermektedir. “Ebherim koptu.” demek, “Dedublem benden ayrıldı.” demektir. Ve işte o esnadadır ki Allah Resûlü, “Refîk-i A’lâ”yı istemektedir…
4. HER ŞEY GÖRDÜĞÜMÜZ MADDEDEN İBARET DEĞİL
Dipnotlar
- 23 Buhârî, meğâzî 83; Dârimî, mukaddime 11; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 6/18.