Cenâb-ı Hakk’ın Tur’da, Hz. Musa’ya tecellîsi bir esmâ tecellîsi değildir. O, âzam derecede Kelâm sıfatının veya Zât-ı Ulûhiyet’in tecellîsidir. Hz. Musa,5 tıpkı Hz. İbrahim gibi,6 kalbinde nebi seviyesine yakışır bir itminan hâsıl olsun diye Allah’tan taleb-i rü’yette bulunuyor. Ben tam burada antrparantez bir şey sormak istiyorum: Hepiniz Allah’a inanırsınız. Kimsenin bu hususta bir tereddüdü yoktur. Buna rağmen hiçbiriniz “Bir payanda veya destekle daha yukarıya çıkayım da âli bir makamdan benim için görülebilecek şeyleri göreyim.” demiyorsunuzdur. Fakat birisi, “Ben şu mihrabın arkasından Cennet’ten size uzanan bir üzümü göstereceğim. Bundan alamayacak ve yiyemeyeceksiniz ama gayb âlemine dair yeni bir ıttılaınız olacak. Bununla itminana kavuşacaksınız.” dese, hiçbiriniz, “Biz zaten inanıyoruz. Böyle bir şeye ihtiyacımız yok!” demezsiniz. Belki, “Ah! Keşke olsa. Hiç olmazsa bir günlüğüne bile olsa bir itminan hâsıl ederiz!” dersiniz.
Dipnotlar
- 5 Bkz.: A’râf sûresi, 7/143.
- 6 Bkz.: Bakara sûresi, 2/260.