İçeriğe geç

Cibril’in tabiatı tek buudlu değildir. İbn Arabî Hazretleri, Cenâb-ı Hakk’ın bir kısım isimleri okunduğunda cinlerin hâlden hâle geçip değişik şekil aldıklarını söylemiştir. İhtimal cinler gibi melekler de Allah’ın isimlerinden bazılarını okuduklarında o isimlere göre değişik şekillerde temessül edebilmektedirler. Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) vahyin kendisine nasıl geldiğini soran Hâris b. Hişam’a vermiş olduğu şu cevap da bu hakikati ifade etmektedir: “(Vahiy) bazen çıngırak sesi gibi gelir ki, bana en ağır geleni de budur. Benden o hâl zail olur olmaz (meleğin) bana söylediğini iyice bellemiş olurum. Bazen melek bana bir insan olarak temessül eder. Benimle konuşur. Ben de onun söylediğini tastamam bellemiş olurum…” Nüzul şekilleri farklı farklı olan bu vahyin bir kısmını değişik şekillerde tecellî ederek Cibril-i Emin tebliğ etmiştir. Öyle ise Cibril değişik şekillere girebilme ve her an değişebilme kabiliyetine sahip bir varlıktır. Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) onu asıl keyfiyetiyle sadece iki defa görmüştür ki, bunlardan ilki Mekke’nin doğusunda Ciyad denilen yerde, ikincisi ise miraçta Sidretü’l-Müntehâ’da vuku bulmuştur.

3