İçeriğe geç
22. Bölüm

Mevli̇t Okumak Ve Okutmak

Soru: Mevlidin yazılış ve okunuş gayesi nedir? Mevlit okutmak bid’at mıdır? Mevlit veya Kur’ân okuma karşılığında para alınabilir mi?

Bugüne kadar Allah Resûlü’nün (sallallâhu aleyhi ve sellem) doğumunu ve hayatını konu edinen ve O’nu senâ eden, “Mevlit” adıyla pek çok eser kaleme alınmıştır. Bu eserler daha sonra, mevlit merasimlerinde, mevlithanlar tarafından okunmaya başlanmıştır. Bunların Türkçe’de en meşhuru Süleyman Çelebi’nin “Vesiletü’n-necât” adındaki mevlididir. Bugün ülkemizde yapılan mevlit merasimlerinde sadece bu mevlit okunmaktadır.

Süleyman Çelebi Bursa’nın o saf ve dupduru devrinde tepeden tırnağa coşkun bir aşkla yetişmiş bir insandır. O, bu aşkını hem nazım, hem iç heyecanı, hem de Ehl-i Sünnet’in düsturlarını nazara alarak mevlidiyle halka mâl etmiştir ve bu manzum eser, halk arasındaki deyişler ve duyuşlar gibi halkın malı olmuştur. Mevlithanlar, “Mevlid-i Şerif’in müellifi Süleyman Çelebi’nin ruhuna Fatiha.” demeseler, onun yazarının Süleyman Çelebi olduğunu kimse bilemezdi. Mevlit o kadar halka mâl olmuştur ki, akide, aşk, heyecan ve Resûl-i Ekrem’e alâka bakımından o âdeta halkın dinî hissiyatının terennümü gibidir. Süleyman Çelebi’ye isnadı şüpheli olan bazı yerlerini ayıracak olursak Mevlit’te, çok ciddî bir safvetle işlenmiş bir aşk u vuslatın mevcudiyetini görürüz.

Mevlidin, dinin ruhuna uygunluğu bakımından Devr-i Risaletpenâhî’de emsali vardır. Allah hakkında medh u senâ, Allah’ı takdis, tesbih ve tahmid etmek, her zaman teşvik edilen ve öteden beri memduh sayılan şeylerdendir. Bunun dışında Devr-i Saadet’te Resûl-i Ekrem’i sena etmeye ve Allah’ın (celle celâluhu) O’nun üzerindeki nimetlerini dile getirmeye müsaade edilmişti ve bu yapılıyordu. Meselâ “Bânet Suadu” şairi Huzur-u Risaletpenâhî’de Efendimiz’i peygamberliğiyle senâ ederken, Allah Resûlü onu dinlemiş ve istihsan buyurmuşlardır.

1