İçeriğe geç

Öte yandan, “Cihanın şarkında ve garbında 20. asırda kan seylapları, insanları kütükler gibi önüne katıp sürüklüyor ve 21. asra da yine aynı duygu ve düşünce içinde giriyoruz. Şimdi, böyle bir durumda nasıl ümitli olabiliriz ki?” gibi bir soru akla gelebilir. Zannediyorum soruda kastedilen mânâ da bu olsa gerek. Burada bütün samimiyetimle ifade edebilirim ki, Allah bir gün Kur’ân’ın elmas düsturlarını kendilerine rehber edinenlere, mutlaka dünyaya kendilerini ifade etme fırsat ve imkânını verecektir. Bunda hiç kimsenin zerre kadar şüphesi olmasın. Bugün dünyanın değişik yerlerinde öldürülen o masum ve savunmasız insanlar, inananlar hesabına yeni yeni sürgünlerin meydana gelmesi için, tıpkı baharda ağaçların budanması gibi bir mânâ ifade etmektedirler.. bu sebeple 21. asır inşâallah 20. asır gibi olmayacaktır. Şimdilerde biz, değişik yerlerde çiçeği başka, rengi başka, gülü ve bülbülü başka bahar edalı yamaçlar görüyoruz. İnşâallah her yerde ayrı ayrı baharlar açacak ve on asırlık o müsâmahakâr Müslümanlığımızla, ayrı ayrı yerlerde meydana getirilen bu kanaviçeyi birbirine bağlayıp bütünleştireceğiz. Ne var ki bütün bunlar, durup dururken kendi kendine de olmayacaktır. Bunlar için azami ızdırap, dua, tazarru ve gayret gerekir. Evet, Allah’tan inayet için gayret göstermek şarttır. Şayet âhesterevlik edilmez, gerekli ceht ve gayret de gösterilirse, Cenâb-ı Hak –inşâallah– bu son dünya kışını da bahara tebdil edecektir.

3