İçeriğe geç
10. Bölüm

Tari̇hten Günümüze Hi̇cret

Soru: Sahabenin yaptığı hicretle, dış ülkelere giden insanımızın gitme keyfiyeti arasında nasıl bir bağ vardır? Bir de oralara değişik maksatlarla gittikten sonra iman ve Kur’ân hizmetine uyanan insanların bu meselede hisseleri nedir?

Lügat mânâsı itibarıyla hicret, değişik vesilelerle, insanların yurtlarını terk ederek başka bir yere göç etmelerine denir. İslâmî terminolojide ise, 622 senesinde Allah Resûlü’nün ashabıyla beraber, İslâm dinini daha rahat bir ortamda yaşamak ve anlatmak maksadıyla Mekke’den Medine’ye gerçekleştirdikleri göçün adıdır. Vâkıa, bundan önce Habeşistan’a iki hicret gerçekleştirilmişti ama, bunları sahabe, Peygamber’siz gerçekleştirmişti; dolayısıyla da hicretle beraber gelen meyveler tam devşirilememişti. O açıdan da, hicret denince akla ilk gelen, “Mutlak zikir kemâline masruftur.” kaidesince, Medine’ye göçle gerçekleştirilen hicrettir.

Efendimiz döneminde gerçekleştirilen bu hicrete verilen önem, daha sonraki dönemlerde o ölçüde olmamıştır. Allah Resûlü, Mekke’de iman eden herkese, “Hicret etmeye de biat edeceksin.” diyor ve el sıkarken âdeta terazinin bir kefesine imanı, bir kefesine de hicreti koyuyordu.

1