İslâm’da Şeki̇lci̇li̇k Yoktur
En başta İslâm’ın genel disiplinlerine aykırı olan böyle bir sözü Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) söylemiş olacağına ihtimal vermiyorum. Zaten mevsuk hadis kaynaklarında böyle bir rivayet de yok. Kaldı ki, bir kısım siyer kitaplarında da bildirildiği üzere, çoğu sahabinin uzunca ve örgülü saçları vardı. Bazıları onu toplar, başlarının üzerinde yumak yaparlardı. Bunu teyit eden bir vak’a vardır ki, şöyle cereyan eder: Efendimiz, saçlarını o şekilde yumak yapmış bir insan görür ve ona saçlarını çözmesini ve onların da secdeden nasiplerini almalarını tavsiye eder.1 Ne var ki Efendimiz’in, ne Ebû Bekir’e, ne Ömer’e, ne de Hz. Osman’a –ki bunların hepsinin saçları uzundu– “Saçlarınızı kesiniz.” şeklinde bir emri olmamıştır. Bilindiği üzere Mekke fethinden sonra çoğu sahabi, gönülleri ganimetle telif edilerek yumuşatılmış ve Müslümanlığa kazandırılmıştı. Onların sırtlarında kâfir urbası, başlarında küfür sarığı vardı. Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), onları bile çıkarmalarını istememişti. Zaten Allah Resûlü’nün bu türlü bir işe kalkışması, şekilcilik olurdu. O ise, bütünüyle şekilcilikten münezzeh ve müberrâ idi.
Vâkıa, Efendimiz’in tarz-ı telebbüsü (giyim tarzı), yiyip içmesi, yatıp kalkması, tamim edilip, kimse o işe zorlanmadan, hâlisane bir niyetle O’na uyma düşüncesi ile yapılması makbuldür; ancak Efendimiz’in, bu tür şekilcilikle alâkalı hiçbir emri de olmamıştır.
Dipnotlar
- 1 Bkz.: Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 6/8, 391; Abdurrezzak, el-Musannef 2/183.