İçeriğe geç

İkinci esas; gidilen her yerde, mutlaka birlik ve beraberlik içinde hareket edilmelidir. Zira Müslümanlar birbirleriyle kenetlenmez ve herkes kendi başına hareket ederse, bırakın İslâmî duygu ve düşüncelerini muhafazayı, onların kendi mevcudiyetlerini dahi korumaları çok zordur. Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem): “Tek başına kalan şeytandır. İki kişi de şeytandır. Üç kişi ise, cemaattir.”9 buyurur. Bu, tek başınıza kaldığınızda, ya da farklı bir ifadeyle bir cemaat teşkil edemediğinizde, şeytanlığa ve şeytanî düşünceleri taşımaya açıksınız demektir. Hadisin devamında: “İki kişi de şeytandır.” buyurulmaktadır ki, iki kişinin her zaman değişik fenalıklarda anlaşması mümkündür. Üç kişi ise, cemaattir ki, ihtimal hesaplarına göre üç kişinin bir kötülükte anlaşması oldukça zordur.

O halde şahsî arzu ve istekler bir kenara bırakılarak kolektif şuurla hareket edilmelidir ki, ilâhî sıyanet gerçekleşebilsin. Gerçi bazen cemaat içindeki insanların bir kısmının diğer bir kısmına karşı tabiatları kaba gelebilir; bundan dolayı da sinirler bozulup hafakanlar kabarabilir. Fakat ferdî hisler, ferdî tavırlar hiçbir zaman ölçü olamaz ve olmamalıdır da. Allah (celle celâluhu): “Şanıma yemin olsun ki, Ben insanoğlunu kerim yarattım.”10 buyuruyor. Öyle ise, hem kendimize, hem de his, anlayış ve felsefemize rağmen, yalnız kalmamalı.. (hangi ırktan ve hangi renkten olursa olsun) aynı duygu ve düşünceye sahip insanlarla beraber yaşama yolları araştırılmalıdır. Bu duygular içinde hareket edildiği ve eller birbiriyle kenetlendiği müddetçe, üçüncü el Allah’ın eli olacaktır; olacaktır zira O’nun eli cemaatin üzerindedir.11

5