İçeriğe geç

Allah (celle celâluhu), bu tür âyet-i kerimelerle, âdeta tehlikeli bölgelere “tehlike var” işaretlerini koyma mânâsına, insanı harama sürükleyecek vesilelerden sakındırmak suretiyle, insanların haram işlemelerini engellemek istemektedir. Sedd-i zerâi’ye örnek teşkil edecek daha birçok âyet bulmak mümkündür. Ancak ben burada bir şeye dikkatlerinizi istirham edeceğim; ister eğitim ve kültür adına, isterse ticaret vs. adına yurtdışına giden kimselerin, Allah Resûlü’nün (sallallâhu aleyhi ve sellem): “Şurası muhakkak ki, haramlar apaçık bellidir, helâller de apaçık bellidir. Bu ikisi arasında şüpheli olanlar vardır. İnsanlardan çoğu bunları bilmez. Bu durumda, kim şüpheli şeylerden kaçınırsa, dinini de, ırzını da korumuş sayılır. Kim de şüpheli şeylere düşerse o da harama düşmüş olur..”6 hadisinin gereğince hareket etmeleri, bir bakıma ayakların kaymaya daha müsait olduğu o yerlerde, haram ve şüpheli şeylerden olabildiğince kaçınmaları gerekmektedir. Zira, insan için neticesi endişe verici bir yolda yürümektense, endişe ve tereddüt duymayacağı yolları araştırması tavsiye edilmektedir.

3