Evet, haşre iman, ferdin biricik huzur kaynağıdır. Bu hususu çok iyi kavrayan sahabe-i kiram, yaşarken huzur içinde olmuş, ölüme giderken de sevinçle gitmişlerdir. Meselâ; İslâm adına ciddî bir mücadele ve kavganın verildiği esnada bir sahabi, hurma ağacının dalına dayanmış, hurma yerken birdenbire Efendimiz’in ümitle gürleyen sesi duyulur: “Bugün kim sevabını sırf Allah’tan bekleyerek ölürse, cennete hangi kapısından dilerse girebilir.” Bunu duyan sahabî elindeki hurmaları etrafa saçar, “Beh beh! Eğer bunların (kâfirlerin) eliyle Cennet’e gireceksem bu canıma minnet.” der..2 evet ölümü bile insana sevdiren, öldükten sonra dirilmeye inanmaktır. Ve işte bu, fert için önemli bir huzur kaynağıdır.
Öte yandan; insanın gençlik zamanında ve hevesatının galeyânı hengâmında arzularını frenleyecek, nefsine gem vurabilecek bir şey varsa o da, öldükten sonra dirilme duygusudur. Bu duyguyla genç, “Hesaba çekilmezden evvel nefsinizi hesaba çekin.”3 fehvâsınca nefsini hesaba çeker ve yanlış adım atmamaya gayret eder. Bu ise hem şahsın, hem ailesinin hem de toplumun rahat ve huzur içinde olması demektir. Bu çizgide Hz. Yusuf’un daha peygamberlik vazifesi ile muvazzaf kılınmadan, Zeliha’nın teklifi karşısında “Allah’a sığınırım.”4 demesini hatırlatmak yeter zannediyorum.
Benzeri bir vak’a da Hz. Ömer döneminde cereyan ediyor: Fettân bir kadının entrikalarına maruz kalan bir delikanlı, tam devrileceği sırada dilinde إِنَّ الَّذِينَ اتَّقَوْا إِذَا مَسَّهُمْ طَۤائِفٌ مِنَ الشَّيْطَانِ تَذَكَّرُوا فَإِذَا هُمْ مُبْصِرُونَ“Takvaya erenler var ya, onlara şeytan tarafından bir vesvese dokunduğunda (Allah’ın emir ve yasaklarını) hatırlayıp hemen gözlerini dört açarlar.”5 âyetiyle, kendine gelir ve âyetin ruhunda uyardığı heyecanla da ahirete yürür.
Dipnotlar
- 2 Müslim, imâret 145; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 3/136.
- 3 Bkz.: Tirmizî, kıyâmet 25; İbn Ebî Şeybe, el-Musannef 7/96.
- 4 Yûsuf sûresi, 12/23.
- 5 A’râf sûresi, 7/201.