İşte Ubâde b. Sâmit, ölümle burun buruna geldiği bu son anında, evlâtlarına bu meseleyi anlatıyor ve onlara kadere imanı sanki bir emanet gibi teslim ediyordu.
3. Yine yukarıdaki âyeti izah ve tefsir eder mahiyette Abdullah b. Abbas’ın rivayet ettiği şu hadis de meselemize ışık tutması bakımından çok mühimdir: Bir defasında Abdullah b. Abbas, Allah Resûlü’nün terkisinde bulunuyordu. Efendimiz ona hitaben şöyle buyurdu:
“Ey delikanlı, sana bir şeyler öğreteceğim! Allah’ın emir ve nehiylerini gözet ki, Allah da seni gözetsin. Allah’ın hakkına riayet et ki, O’nu karşında bulasın. İstediğini sadece Allah’tan iste. Yardım dilediğin zaman da sadece O’ndan yardım dile. Kat’iyen bil ki, bütün insanlar toplanıp sana bir yardımda bulunmak isteseler, Allah’ın senin için yazdığının dışında bir yardımda bulunamazlar. Ve yine bütün insanlar sana zarar vermek için bir araya gelseler, Allah’ın senin aleyhine yazdığının ötesinde hiçbir şey yapamazlar. Zira artık kalemler kaldırılmış, sahifeler kurumuştur.”23
Dipnotlar
- 23 Tirmizî, kıyâmet 59; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 1/293, 303, 307.