Evet, bir kere daha ifade etmek isterim ki, ben o muhacir arkadaşlarımızın fedakârlıklarının ve ifa etmeye çalıştıkları hizmetin büyüklüğünü derince hissedebildiğimi söyleyemem. Bunun için de o meseleyi engince hissedenler mutlaka değişik platformlarda hislerini seslendirmelidirler kanaatindeyim. Ortaya konan gayretleri âdeta kendileri yapmış gibi, o muhacirlerin fazilet ve meziyetleriyle iftihar ederek, aynı zamanda imrendirici bir üslûpla anlatmalıdırlar. Herkes dili ne kadar dönüyor, eli ne kadar kalem tutuyorsa mutlaka en samimi hisleriyle o muhacir arkadaşlarımızı yâd etmeli ve arkalarından dua etmek suretiyle onlara destek olmaya çalışmalıdırlar. Bu bizim borcumuz, onların da hakkıdır; hakkıdır zira çağın hâdisesini gerçekleştiren ve bu uğurda nice fedakârlıklara göğüs geren o kahramanlar şimdiden birer yâd-ı cemil hâline gelmişlerdir. İsterseniz mevzuu, ışığa gönül vermiş bu yiğitler için bir vefa borcu sayılabilecek şiir şeklindeki bir manzumede yer alan şu mısralarla tamamlayalım:
Varınca bu dünyanın ötesine; Bir “yâd-ı cemil” olacak adları, Girecekler millî ruh bestesine…
Simalarında ebediyet rengi; Hâtıraları asla solmayacak, Öte taraftaki güllerin dengi…7
Dipnotlar
- 7 M. F. Gülen, Kırık Mızrap s.40 (Işığa Gönül Verenler).