Bunun gibi nasıl ferden ferda bende, başkalarında o arkadaşlarımızdan gelen güzel haberler ciddi bir heyecana vesile oluyor, içimizi ferahlatıyor, serinletiyorsa umumun ihtiyacını da nazar-ı itibara alarak o güzellikleri geniş kitlelere ulaştırmakta büyük fayda olduğu kanaatindeyim. Toplumumuzun bu tür bir motivasyon ve rehabilitasyona aç ve muhtaç olduğu âşikârdır. Hep kötülük düşünen, kötülük planlayan, kötülükle oturup kalkan insanların sebebiyet verdiği kasvetli havadan ve anguazlardan, sıkıntılı ruh hâllerinden sıyrılabilmek için heyecanlarımızı tetikleyecek, ümitlerimize fer verecek haberleri duymaya ya da görmeye hepimizin ihtiyacı var. Yoksa bir taraftan kirli plan ve kirli teşebbüslerin meydana getirdiği kasvetli ve negatif atmosfer karşısında karamsarlığa kapılıp ümitsizliğe düşme; diğer taraftan kendimizi rahat ve rehavete salma, ülfet ve ünsiyetle heyecanlarımızı yitirme ve birer heyecan yorgunu hâline gelme hepimiz için mukadder sayılır. Hafizanallah, bir kere hayatın geçici ve câzibedar güzellikleri, rahat ve refah içinde yaşama arzusu bizi çekip –Erzurumluların tabiriyle– “gırgap” ederse çoğumuz kendimizi düşünür hâle gelir, nasıl daha rahat yaşarım endişesine kapılır ve kabrin ötesinde bize faydası olmayan daha başka dünyevîliklere yelken açarız. Hayır, muvakkat hayat böyle beyhude tüketilmemeli, onunla müebbed/ebedî hayatın planı, projesi yapılmalı, blokajı atılmalıdır. Allah ömür ve imkân verdikçe de o temelin üzerine bir şeyler inşa etmenin yolları aranmalıdır.
Alâka, Vefa ve Dua, Derecesine Göre Herkesin Hakkıdır