İçeriğe geç

Kırılmış bir imajın tamiri hususunda ve neşr-i hak için “Neyi nasıl yaparız, nasıl ifade ederiz?” derdi, sancısı olmayınca nasıl olacak ki?!… Dahası, gerçeklerle yitirdiğimiz İslâmiyet’i şakalarla düzeltemeyiz ki! Bırakalım yalanı… Doğru olalım… Doğru üzerine bir dünya kurmaya karar verelim… Hiç yalan söylemeyelim ve hiçbir yıkıcı harekette de bulunmamaya ahd edelim. Hak ve hakikat adına gerçekten samimi olmaya, doğru söylemeye bakalım; doğru hareketler içinde bulunalım.

Sofralara Tekrar Çeki Düzen

Bugün dünyanın çeşitli bölgelerinde fakr u zaruret içinde hayatlarını devam ettirmeye çalışan pek çok insan var. Hayatı, ağır bir yük gibi sırtlarında taşıyorlar. Böyle bir dünyada, soframızdaki çeşit fazlalığına karşı içimizde bir tepki olmalı. Ne kadar kalori ihtiyacımız var, onu alsak ve bunu aramızda bir içtimaî protokol hâline getirsek; artık, sofralarımıza bir çeki düzen versek. Yoksa, adaletsizlik üzerine kurulan cihanı Cenâb-ı Hak yıkar. Bu mevzu insanımızca unutuluyor, tekrar ber tekrar hatırlatmak lazım.

Keşke!…

Keşke!… Hiçbir zaman farklılık ve üstünlük mülâhazasına girmeden, düz bir insan gibi hizmet etsek. Keşke, dünyanın dört bir yanında dolaşsak; din, dil, ırk ve renk ayırımı yapmadan insanların yardımına koşsak; dinimizi, doğru bildiğimiz hakikatleri anlatsak; ama bunu yaparken tamamen beklentisiz olsak.

161