İçeriğe geç

ruhunun fakültelerini bütünüyle işleyip geliştirecek, şahsiyetli maarif ve onun ışık ordusu muallimlerdir. Bu mânâ mimarları sayesindedir ki çocuk yeniden kendini bulur, düşünce tarzını ayarlar, soyunun kültürüyle bütünleşir ve yüksek ideâllere yelken açar...

Mektep, her çeşit ilim mevzuunda olduğu gibi dinî hayat, memleket-millet meseleleri ve dünya hâdiseleri karşısında da onları zapturapt altına alacak, metotlu düşünüp, metotlu çalışmaya alıştıracak ve yuvanın, onların ruhunda çimlendirdiği iyi ve güzel şeyleri tımar edip geliştirecek biricik müessesedir. Metotlu düşünce, metotlu çalışma ilim ve hikmet açısından önemli esaslardır. Aklın ilhama açık hâle getirilip dosdoğru kullanılması demek olan hikmet, din, ahlâk ve sanatın da en ehemmiyetli desteği ve en mübarek kaynağıdır.

Bu çerçeve ile idealize edilen mektebin gayesi, müdâvimlerine üstün vasıflar kazandırarak, onları, ruh ve madde planında bütün milletlerin üstüne çıkarmak ve bir zamanlar olduğu gibi onlara medeniyetler üstü medeniyet inşâ etme yollarını göstermek... Bu gayeye ulaşmak için de teker teker bütün müdavimleriyle uğraşmak, onlara mukaddesat ve millî değerleri bizzat temsil ederek gösterip aşılamak; her yanı türlü türlü yabancı düşünce ve asimilelerle boz bulanık hâle gelmiş ülkemizde, gerçek millî ahlâkın, faziletli insan şahsiyetinin doğup gelişmesini hazırlayıp ortaya koymak olmalıdır.

Yoksa bir kısım namüsait muhitlerde dejenerasyona maruz kalmış nesiller zayi olup gidecekleri gibi yuvanın, bir ölçüde donatıp ihya ettiği gençleri muhafaza etmemiz de mümkün olmayacaktır.

563