dayanarak inançlarını yeniden inşa ediyor ve irfanlarının derinliği ölçüsünde bir aksiyon sergiliyorlardı. Her zaman Allah’ı anıp ürperiyor, tekvînî ve teşriî emirlerin mânâ, muhteva ve özünde derinleşiyor ve hep yükseklerden uçuyorlardı.
Onlar öyleydi, biz de böyle; uyanmamız sûr sesine bağlanmamışsa ihtimal bir gün biz de dirilebiliriz...
193